carmen cafe de her konu...

2007-03-23 12:11:00

Vazgeçmek olmazdı; maviye vurulmustu... Bazen bu mavi sevdasi sıgmaz olurdu yüregine, mavi sözler dökmek isterdi kagıda. O zaman kalbini alırdi eline, kalbini yakan aşkı alırdı; beyazın üstüne maviden izler bırakırdı. Beyaza siyah dokunmamıstı; beyaz kirlenmemisti, beyaz maviyi beklemedeydi... Maviye vurulmustu... Bir kere ileriye bakmıştı... içinde maviyi farketmisti bir kere... vazgeçmek olmazdı; vazgeçmiyordu... Bazen yoruluyordu bu sevdadan, bir parça maviyi yüreginde taşımak hep zordu. Kaçıp gitmek vardı bu sevdadan. Kaçmak.. bütün renkleri siyaha birakmak demekti. Vazgeçmiyordu; trenler birbiri ardına kalkıyor... maviye hasret; mavi sevdasında büyüyen kalpler, her tren düdügünde yanıyordu gidenler için. Renkler her geçen gün siyaha dönmedeydi, sanki korkuyordu. Maviye vurulmustu; maviye sevda umut istiyordu, elinde bir parça kar istiyordu... Ve bu sevda, koru sımsıkı tutmak demekti; mavi ugruna bütün renklerden bir damlacık olsun kurtulmak için yanmak demekti. Maviye sevda; yanmak demekti.... Devamı

2007-03-23 00:06:00

ÇIKMAZ SOKAKbir daha dünyaya gelsemyine seni severdimbeni üzesin diyebeni deli divane edesin diyebiliyorumsen de bir daha dünyaya gelsenyine beni sevmezdinkahrımdan öleyim diye...   ümit yaşar oğuzcan Devamı

KUSURSUZ AŞK.....

2007-03-22 09:10:00

Artık gitme demeyeceğim, zaten iyice hazırsın bu sefer.Herşeyi yanında götür; anılarımızı, umutlarımızı, sevgimi de al belki lâzım olur. Tek kelime etmesem diyorum, ama etmeliyim, sana bilmediğin bir şeyden bahsetmeliyim; kendimden. Evet, onca zaman tanıdığını sandığın benden.Hırçın yanımı gördün daha çok, oysa öyle uysal bir çocukmuşum ki.Neydi beni zaman zaman hoyrat yapan?Sanırım, düşünmedin. Birini ayrı tutsam da renklerin hepsini sevdim, mevsimleri de.Aslında çok şey var sevdiğim,kavgalar ve savaşlar dışında bir de niye olursa olsun vedalaşma anları,İsterdim ki uyumlu halimi yaşasaydın daima ama bana hep vurgun saatlerimde geldin,ya da sen vurdun. Uzaklara bakardım uysal çocukluğumda içimde dolmayan derin boşluğumla,denizden gelecek bir gemi bekledim durdum,sonra yıldızlara baktım yıllarca ve sen sandığım bir yıldıza.Kadınlar, erkekler, çocuklar ve şehirler tanıdım, çoğunu da sevdim.Aşklarım da oldu, hem de uğruna ölebileceğim aşklar, amaen çok seni sevdim.Ve şimdi gidiyorsun, evet git içimdeki melek sana dua edecek.Sanırım kahrolmayacağım bu veda sahnesine-Senin baban öldü mü?Bu gidiş ölümden beter olamaz Hangisi doğru bilmiyorum,Seni uğurlayıp öylece kalmak mı?Yoksa, benim uyumamı bekleyip gitmen, benim de sensiz sabaha uyanmam mı?Bence şimdi git, hayır gitme!Yani git de önce üstümü ört, ben uzanayım şöyle, ışığı kapat ve git.Hayır hayır gitme!Yani git de ışığı yak git, ben karanlıktan korkuyorum da!Hem sensizlik hem karanlık bu kadarı fazla.Üstümü de örtme bu şevkat de fazla, ışıkların hepsi açık olsun.İçim burkuluyor sen nasıl gidersen git. Dur, burayı iyi dinle; birkez daha söylüyorum ve son kez.Seni Seviyorum.Sen giderken ben içimden haykıracağım ‘kusursuz bir aşktı bu’ diye.Kusursuz bir aşktı benim sana büyüttüğüm sen ne yaşadın bilmiyorum… Yine de tanıdı gönlüm yaşadıBir kusursuz aşk büyüttüm sana pişman değilim Her akşam vaktinde bu gönül üzülürHüzünle dolar seni düşünürŞimdi çok uzakta kimbilir nerdesinGeri dön ya da dönme b... Devamı

ESKİDEN.... ÇOOK ESKİDEN..

2007-03-22 09:00:00

ESKİDEN Çember çevrilir, Su musluktan içilir, Ağaçlara tırmanılırdı. Bebekler bezden, Silahlar tahtadan, Resimler kömür karasından yapılırdı. Kızlara ninelerinin, erkeklere dedelerinin İsimleri konulur, Saatli maarif okunurdu. Komşuda pişen Bize... Bizde pişen komşuya düşerdi. Geceler ayaz, Sokaklar karanlık, Yıldızlar parlak olurdu. Turşu, salça, mantı Evde yapılır, Karpuz kuyuda soğutulurdu. Erik ağacının çiçeği, Pencere camımıza yaslanır, Güz yaprakları bahçemize düşerdi. Kardan adam yapılır, Evlerde soba yakılır, Kış gecelerinde masal anlatılırdı. Merdiven çıkılır, Aidat ödenmez, Yönetici seçilmezdi. Evler badanalı, Sokaklar lambasız, Mahalleler bekçili olurdu. Ajans radyodan dinlenir, Çizgi roman okunur, Defterlere kenar süsü yapılırdı. Hayat, Arkası yarın gibiydi, Kesintisizdi. Her gün yaşanacak bir şey vardı. Herkes kendi düşünü kurar, Kendi hayatını oynardı. ŞİMDİ Şimdi, Herkes Yoğun, Yorgun Ve Tek başına... Can Dündar Devamı

ALO 155 POLİS İMDATTT!! (HASAN PULUR un köşesinden.. milliye

2007-03-20 13:01:00

BİLSEYDİK geçen pazar günkü yazının altına "devamı var" derdik.O yazı, Antalya Emniyet Müdürü Feyzullah Arslan'ın "Gül, Güldür, Düşündür" derlemesinden özetlenmişti. Yurdumun güzel insanları neler yapıyor, nelerle uğraşıyorlardı.Bugün de, yurdumun güzel insanlarının "155" numaralı "Polis İmdat"a niçin telefon ettiklerini, neler istediklerini, nelerden şikâyetçi olduklarını göreceksiniz.* * *KARIM bana yemek pişirmiyor.Parkta iki köpek çiftleşiyor, edebe aykırı. Polis gönderin, gelip ayırsınlar.Karşı komşum bana bakıp bakıp gülüyor. Sinir oluyorum.Geceleri kâbuslar görüyorum, çok korkuyorum.Öğretmenim bana taktı, hep zayıf not veriyor.Annem bana harçlık vermiyor.Kocam beni aldatıyor. Ondan nasıl intikam alabilirim?Evimin üzerinde uçaklar duruyor, rahatsız oluyorum.Komşum bana büyü yaptı.* * *ŞİMŞEKTEN çok korkuyorum.Uçan daireler beni izliyor.Takip ediliyorum.Belediye, mahallemizdeki çamurları kaldırmadı.Üst kattaki komşum gece ayinler yapıyor. Galiba satanist.Bakkal veresiye vermiyor.Canım sıkıldı, sizi aradım.Sokaktan iki kişi geçiyor, onlardan şüpheleniyorum.Çok içtim, bana şoför gönderin.Maç kaç kaç bitti abi?Ağaçta kedi doğum yapıyor, çabuk gelin.Muhabbetkuşum kaçtı ve dala kondu, onu bana geri getirin.Saat kaç abi?* * *ACABA Bahçelievler'e nasıl gidebilirim?Bende 5 tane bira var, gel de beraber içelim.Abi bana 500 milyon borç verir misin?Arkadaş olalım mı bayan?Diğer santraldaki memur arkadaş kızmıyor, sen neden kızıyorsun ki?Amcası, oğlum konuşmayı yeni öğreniyor da, bir alo der misin?Benimle sohbet eder misiniz?Nöbetten çıkınca beni gezdirir misin?Musluğumu tamir eder misiniz?Komiserim, karyolam çok gıcırdıyor.Horozlar vakitsiz ötüyor.Mahallede eşekler anırıyor.* * *ABİM beni dövüyor.Kızım izinsiz diskoya gidiyor.Evde kilitli kaldım, kocam kapıyı kilitlemiş gitmiş.Karım kapıyı bana açmıyor.Kocam eve geç kaldı.Beni karakola çağırır mısınız, karım dışarıya çıkmama izin vermiyor!* * *SİZE çay getireyim mi?Sahurda bizi uyandırır mısınız?Bize tüp gönderebi... Devamı

ilk aşkın olmak isterdim....

2007-03-18 18:44:00

sevdiğin ilk adam olmaktı tek isteğim… dokunulmamış bir kadın aradığımdan değil,hırpalanmamış birini istediğimden…seni sana karşı koruma hayalimden belkibilinçaltı… eski kafalı olduğumdan değil,başkalarının sana yaptıklarından değil,benim asla yapamayacaklarıma duyduğum özlemden… ilk kez kiminle olduğuna takılmıyorum,yani takılmamaya çabalıyorum aslında;ama senin ilk aşk öpücüğün olmaktı benim gerçek hayalim… ilk kimin koynunda uyuduğun çok umrumda değil belki,ilk gerçek bakışlarını yakalamaktı tek isteğim…“seni seviyorum”u ilk söyleyişin,ilk kez gecenin bilmemkaçında kimseye haber vermeden evden kaçışın,o külüstür arabayla işe ilk bırakılışın,deniz kenarındaki kuytu kasabaya ilk gidişin,bir başkasının babasına ilk “baba”, annesine “annecim” deyişin,parmaklarını bir yüzüğün esaretine verişin,uçakta bulutların üzerinde çocuk oluşun,o şarkıyı ilk duyuşun, o sayfaya ilk yazışın,ilk maça gidişin, kafanda komik kukuletayla zıplayışın, tv kameralarına yakalanışın, üşüyünce sarılışın, gol olunca bağırışın,yanlış otobüse ilk binişin, taksiciye yolu ilk yanlış tarif edişin,ilk parasız kalışın, gizlice çocukluğunun kumbarasını ilk açışın,annenin poğaçasını misafirlerden önce tepsiden çalışın,kantinde tost sırasında araya kaynayışın,birine ilk kez kahve yapışın, kıvamını tutturamayışın, ama yine de kapatıp fala bakışın, istediklerini görmek için zorlayışın,o hamburgerciye ilk gidişin, acı mı acı sosla ilk yanışın,kocaman marketin yanındaki soğuk banka ilk oturuşun,bir omuza ilk baş koyuşun olmak isterdim.. ve en fenası,ilk gözyaşın olmak isterdim,yanında hesapsızca gözyaşı dökebildiğin ilk güvenişin,gözlerini kapatıp yanında ilk yürüyüşün,ve geriye hiç bakmayışın, bakmayı aklından bile geçirmeyişin, ilk “sevişin” olmak isterdim… kaçmayışın, kaçırılmayışın,geç kalınmamışın olmak isterdim, ama geç kaldım…... Devamı

Bugünkü gazeteden, akla zarar haberler...:)) gülmeden okunacak!!

2007-03-18 13:23:00

İtalyan polisi tiyatroyu basıp ıstakozu kurtardı 18 Mart 2007 İtalya’nın Milano Kenti’nde bir avangard tiyatronun ilk temsili, sıradışı bir olayla yarıda kaldı. Arjantinli oyun yazarı Rodrigo Garcia’nın kaleme aldığı "Yemek İçin Öldürmek" adlı oyunun final sahnesi, bir ıstakozun öldürülüp oyuncular tarafından yenmesini içeriyordu.Ancak İtalyan hayvan koruma dernekleri, oyunun zalimce olduğunu belirtip savcılığa şikayette bulundular. Yargıcın kararı üzerine tiyatroyu basan sivil polisler, ıstakozu kurtarma operasyonunu başarıyla yerine getirdi. Olaydan sonra oyunun yazarı Rodrigo Garcia, Madrid’e uçmadan önce bir basın açıklaması yaparak polisi kınadı. Eskiden kasaplık yapan yazar Garcia, insanların yedikleri et için öldürmemelerini dürüst bulmadığını belirterek "Bu yasak kararı, deri ayakkabı giyen, deri çanta taşıyan hakimler tarafından alınmıştır. Kararı uygulayan polislerin giydiği gömlekler de Asya’da boğaz tokluğuna çalışan çocuklar tarafından dikilmiştir" dedi. Baskını destekleyen hayvan hakları savunucusu Gianluca Comazzi ise, "Hayvanların izleyiciler önünde öldürülmesini ve acı çekmesini engelleyen yasa bulunmaktadır. Biliyorum, böyle şeyler restoranlarda oluyor. Ama izleyici önünde hayır" diyerek polisin operasyonuna memnuniyetini dile getirdi.   BU DA YURTTAN OLAĞAN Bİ OLAY!!!!   Karısı kaybolana aylık bağlanır mıHAFTA içinde ilginç bir soru geldi. Birlikte okuyalım. "Yıllar önce bir kızı, deli gibi sevdim. Gözüm ondan başka kimseyi görmüyordu. O da beni çok sevdi. Ailemi gönderip, istettim. Nedense, ailesi evlenmemize sıcak bakmadı. Ben de onu kaçırdım. İlk yıllarda her şey çok iyiydi. Ancak çalıştığım işyeri kapanınca düzenimiz bozuldu. Bir türlü iş bulamadım. Bu arada aramızda tartışmalar başladı ve zamanla kavgaya dönüştü. Karım SSK’lı olarak çalışıyor, ben de iş bulamadığım için evde kalıyor ya da kahveye gidiyordum.Bir akşam, karım eve gelme... Devamı

N' apıcam abi ya şimdi ben?? Zıçtık!!!

2007-03-16 23:14:00

Ulen resti çekip , uçurumun kenarına geldik ama, hatunun iplediği yok ki annesini satiimm!!! ‘’Benle evlenmezsen valla kendimi aşşaya atacam Verengüüll’’ diye  yedik kendimizi, hatun ‘’atarsan at’’ diye uzadı gitti iyi mi? Bak bak bak, arabanın yanında bekliyo geliiim diye…. Yok abi, sözden dönmek olmazki!! Atacam kendimi diye celallendim ama….Uuuuuuuufff... Amma yüksekmiş lem burasııı.!!!! Anneeciimm!!! Başım döndü yaa!!! Bakmıyayım aşaya ben yaa, fena oluyorum!!! Eeeee, n’apıcam ki şimdi ben ?? Geceye kadar bekleyip, sonramı dönsem acaba eve, kimse görmeden!! Cıkss!! Olmaz !!! Yarın bu Verengül cadısı herkese yetiştirir olayı;’’benim aşkımdan uçurumlardan atlamaya kalktı , ama beceremedi salaaaak!!’’ diye…. N’aapsam ki yaa…. Bi kurtuluş yolu bulmam lazım acilen yoksa işin sonunda aşşaya atlayıp cotlağı çekmek var!! Haaaahhh!! Buldum yavvv!! Züpperrrr bişiii….. Yaşasın, sanırım karizmayı sıfırlamadan buradan kurtulmanın yolunu buldum… Nerdeydi lem benim cep tel* Hehh, paltomun cebindeymiş…. Verengül görmeden gizlice ariimm!!!Kendimi ihbar ediceemmm!! ‘’Sevgilisinin evlenme teklifini kabul etmediği çılgın aşık, uçurumdan atlamak üzere, az soonraa!!’’.. Hehhh!! Bu iyi oldu bak!! Bütün tv lere haber verecem… Haberciler polisi falan da getirir… Onlar ‘’dur kardeş atlama, bak sevgilinde burada, valla kabul etçek bak senle evlenmeyi’’ diye medyayı oyalarken, bende vazcaymış gibi yapıp çekilirim uçurumun kenarından.. Karizmada sağlam durur hem.. Sağda solda da ‘’atlıycaktım valla, polisler zor engelledi’’ diye havam da olur…En iyisi bu valla…Kaçtı ztar tvnin tel…. ‘’N’alooooovvv ztar tv? ‘’... Devamı

Anlamı Yok....

2007-03-14 23:17:00

Artık hiç bir şeyin anlamı yok. Çalan telefonlara aldırmıyorum.Konuşma bzaen eziyet geliyor bana.Bakışlarım ise boş.Kendime bile katlanamıyorum artık.En kötüsüde hiç bir şeyin beni mutlu edeceğine olan inancımı yitirdim.Güneş inat etti bir kere.Doğmayacak artık. Doğmayacak işte doğmayacak.İnce bir sızı var yüreğimde ama artık o bile acıtmıyor.Biliyorum hançerlenmiş bu yürekteki yara elbet eninde sonunda kabuk bağlayacak.O güneş elbette doğacak.Başka suları,başka kuşlarıBaşka yürekleri ısıtacak belki amaBenim yüreğim hep üşüyecek çünkü o güneş bir daha bana doğmayacak. Hayatımı sorguluyorum. Bilmem kaçıncıdır bu ruhumla girdiğim savaş.Ama artık yoruldum, ne bir savaşa girecek gücüm kaldı nede gireceğim savaşta güveneceğim bir yürek ve beynim kalmadı.Aslında biliyormusun gül yüzlüm;Dünya döndüğü sürece var olacakBir masalın iki kahramanıyız bizBirbirimizin farkındayızVe bu farkındalık değilmi zaten can yakan.Neyse yaa boşver,Sen kırdın kalemimi nasılsa. Buruşturup attın yazdığın sayfayı. Ve şimdi yaslan arkana ve için rahat bir şekilde gülümse... Yazar: Ertürk ULUG Devamı

Dün, Bugün, Yarın.............

2007-03-14 23:10:00

Çok zaman önceydi. O kadar zaman önceydi ki zaman diye bir şey yoktu. İnsanlar güneş doğup batıncaya kadar yaşıyorlardı hayatı. Bir daha hiç olmayacakmış gibi dolu ve anlamlı. Derken zaman diye üç parçalı bir şey icat etti insan. Bir parçasına dün dedi, diğer parçasına bugün, öteki parçasına da yarın. Sonra fesat karıştı zamana ve insan bugünü unuttu. Dünü düşünüp pişman oldu, yarını düşünüp telaşlandı; ama işin ilginç tarafı tüm telaş ve pişmanlıkları güneş doğup batıncaya kadar yaşadı. Farkında olmadan rezil etti bu gününü. Oysa yarın, bugüne dün diyor, dünde bugün için yarın diyordu. Bir türlü beceremedi. Bir eliyle yarına, diğer eliyle düne yapıştı. Bu günü eline yüzüne bulaştırdı... Mutsuz oldu insan. Ve ne gariptir ki yarının telaşı da, dünün pişmanlığını da hep bugün yaşadı; ama bugünü hiç yaşayamadı. Ne yarın ne de dün! Can Dündar Devamı

Yüreğini Kanatmıyor mu Zaman?

2009-03-01 14:30:00

Aşkı bedenlerimize,çiçekleri parfümlere kurban ettik..Rüzgarın yerini pervane aldı..Sevgi şehvetin tuzağı oldu..Gözyaşlarımızın kalbimizle bağlantısını koparttık..Ruhumuzu yitirdiğimizin farkına bile varamadık...Gönlümüz gözümüze esir düştü..Ağlamayı unuttuk çünkü kalplerimiz öldü..Ölmekten kaçıyoruz çünkü yaşamayı unuttuk..Kimseyle konuşamıyoruz,kimseyi dinlemiyoruz çünkü kendimizle kavgalıyız...Sözler kalbimize inmiyor çünkü kalplerimize giden yolları kapatmışız...Tenlerimiz kalplerimizi esir etti..Aşkından verem olanlar şimdi bir hayal..Artık kıskançlık krizleri geçiriyoruz...Bulut nasıl ağlar,nar çiçeğini kim boyar,kumrular nasıl kur yapar,bülbüller birbirine hangi aşk sözlerini fısıldar,bilmiyoruz,anlamıyoruz..Semaların dilini çözememişsen,sevgi kalbine klavuz olmamışsa,hala meyveyi ağaçtan,suyu buluttan biliyorsan,nasıl yaşayabiliyorsun dünyada?Dar gelmiyor mu bu mekan sana?Yüreğini kanatmıyor mu zaman?İ.Acarkan Devamı

sabah sabah nette dolanırken ilginç bişi gördüm...

2007-03-14 09:31:00

WordPad i acin, Q33NY yazin,yazi boyutunu 72 ye ayarlayin,yazi seklinide Wingdings e ( Bazı wordpad lerde Windings2 de çıkıyor ) ayarlayin....cikan sekle dikatle bakin.1 ucak,2 bina,1`olum isareti ve israil bayragi..Q33NY ise,ikiz kulelere carpan ilk ucagin ucus numarasi! Devamı

CARMENDEN KOLAY AŞURE TARİFİ:))

2007-03-13 09:50:00

Bir gün önceden haşlayıp, ıslayıp, sulayıp, yumuşatmanıza gerek olmadan, temel aşure malzemelerini kullanarak, senede bir kez değil, istediğiniz sıklıkla yaparak, ailenize ikram edebileceğiniz, çok lezzetli bir aşure..... Malzemeler:(10 kişilik) 2 su bardağı aşurelik buğday 1 su bardağı kuru fasulye 1 su bardağı nohut 250 gr kuru kayısı 250 gr kuru incir 1 pk. kuş üzümü 1 pk dolmalık fıstık 1 pk tuzsuz kavrulmuş fındık 1 pk karanfil 1 ad portakal 1 ad. elma 3-4 bardak, damak zevkinize göre toz şeker Tarçın   Yapılışı: Aşurelik buğday, nohut ve kuru fasulye ayrı tencerelerde kaynatılır.Suyu azaldıkça sıcak su ilave edilerek kaynatılmaya devam edilir.(Nohut piştiinde kabukları çıkıyorsa, teker teker ayırmanızı tavsiye edicem, çünkü sonra o nohut kabukları aşure üzerine çıkarak görüntüyü bozuyor...) 2 saat kadar kaynayan malzemelerimiz pişince, büyük bir tencereye beraberce konarak tekrardan kaynamaya bırakılır. (Koyacağınız su miktarını söylemedim, çünkü ben koyu kıvamlı sevdiğim için, suyu azaldıkça devamlı azar azar sıcak su ekleyerek kaynatıyorum.) Kaynayan aşurenin içine, sıcak suda 10 dk kadar beklettiğimiz kuru üzümler, daha sonrada küçük küçük doğradığımız kuru kayısılar, küçük doğranmış portakal ve elma ilave edilir, biraz daha kaynatılır.. elmalar da pişince, şekeri ilave edilerek 5 dakika daha kaynatıp, karanfil, kuş üzümü ve dolmalık fıstıkları da aşureye ekleyip, ateşten alırız..(karanfilleri az bir su ile cezvede az bişey kaynatırak suyunu süzüpte koyarsanız, acılığını almış olursunuz) Aşuremizi servis yaparken, üzerine dövülmüş ceviz ve tarçın koymanızı tavsiye ederim... Afiyet olsun....... Devamı

Aşure tarifinden Sonra, Yerken, Tarihçesini de Bilelim...

2007-03-13 09:48:00

AŞURENİN TARİHÇESİİnsanların beslenme alışkanlıkları; yaşadıkları zaman, yer, coğrafi koşullar, ekonomik durum ve dini inanış gibi bazı nedenlerden etkilenmektedir. Aşure bir yemek değil bir tatlı çeşidi dir.Aşure kelimesinin aslı “âşûrâ”dır. Kameri takvimine göre kurban bayramından sonraki ay ilki olan muharrem ayının onuncu günüdür2007 yılında 29 Ocak ayın’a rastlar-ki bu gece aşure gecesi,ertesi gün de aşure günüdür..Bu günün bir öncesi ve bir sonrası na gelen iki gün oruç tutulması sünnettir.Aşure günü oruç tutmak dinimiz ce yasaktır.Bir gün evvel ve bir gün sonra tutulan oruç,meleklerin ,peygamberlerin , şehitlerin ve Salihlerin ibadetleri gibi sevap kazanır.Hadisi şeriflere göre;tavsiyeler aşağıda açıklamıştır. O gün akrabaları ziyaret etmek, ilim veya zikir yapılan yerde bulunmak, sadaka vermek, çok selam vermek, çoluk çocuğu sevindirmek, o gün eve ufak-tefek erzak almak,bol- bol dua etmek,kuşluk vaktinde iki-öğle ile ikindi vakitleri arasında dört rekat namazı bu gün için kılmak , ”lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-aziym” duasını ümmeti-Muhammed in selameti ve kurtulması için okumak ve aşure gününe gusül abdesti alarak başlamak.Aşurenin dinsel niteliğine ilişkin halk arasın da söylentiler şunlardır;----Yerlerin ve göklerin bu günde yaratıldığına inanılması----Hz Yunus un balığın karnından çıkması----Hz Eyyyub un hastalıklardan kurulması----Hz İdris in göğe çıkması----Hz Musa nın Kızıldeniz i geçmesi ve firavunlara helak olması,sonradan da kurtulması----Hz İsa nın doğumu, Ölümden kurtulup diri olarak göğe çıkması----Kıyametin bu gün kopacağına inanılması----Hz. Âdem in tövbesinin kabul edildiği gün----Hz İbrahim in ateşte yanmaktan kurtulduğu gün----Hz Yakup un oğlu Yusuf a kavuştuğu gün----Hz Nuh un gemisinin tufandan kurtulup suların çekildiğin de Cudi dağına oturduğu gün. Yine bu inanışa göre Hz.Nuh gemide kalan erzakların hepsini karıştırıp sulu bir yiyecek pişirilmesini söylemiş.Tufandan kurtulanlar da içtikleri b... Devamı

CARMEN BACI DAN RÜYA TABİRLERİİ

2007-03-12 09:48:00

Cafemizin Yeni Hizmeti!!! Gör rüyayı, gel anında tabirliyelim!!!   Rüyada patrondan fırça yemek: Efenimm, rüyanızda partondan bool bool fırça yediiğinizi, karşısında ezilip büzülüp kanter içinde kaldığınız görmek, fevkalade hayırlıdır!!! Demekkkiii, çok yakın zamanda terfii ve maaşınıza zam olacaktır!!! (maaşa zam işe son olcek ama, bozma sen şimdi moralini çoccumm) Ehemm..Çok yakın zamanda sevindirik olceksiniz, patronu ikide birde rüyanızda görmek için dua etçeksiniz... valla bak...   Rüyada bungiee-jumping yaptığını görmek: Ahhhh Ahhh.... işte züper hayırlı bi rüya daha efenimm!!! Tatil görünüyooo size tatillll!!!Çok yakında hemdee, hoplaya zıplaya koşa koşa tatile gitçeksiniz demek bu rüyanın anlamı!!! (e tabe patron sallandırıo işte seni ama neyseee, işe son olunca zaten mecburi tatile çıkçen!!!) Patronu rüyada görmekle kesinlikle alakası yok tabe, bu apayrı bi rüyaaaa!!   Rüyada lıkır lıkır süt içmek!!! Amaniinnnn!!! Valla çocuumm senin önün çok açık, rüyaların harbiden çok hayırlı!! Bak maaşa zam alacan, tatile çıkacan, soora da süt gibin lıkır lıkır rakıları devirip keyif yapacan!! (e tabe, işsiz güçsüz kalınca kendini içkiye vuracan, deyip moral mi bozimm şimdi, hee??) Önünde güzel güzel günler olacakkk!! Hayatın şimdikinin 360 derece tersi olacak:))   Eee, şimdilik bu kadar evladım...Gene gel çocummm... Çıkarken ücreti bırakmayı unutma emi evladımm!!! ... Devamı

ATM AÇILIŞINDA BÜYÜK TÖREN!!!

2007-03-10 12:04:00

 AÇILIŞ VE TEŞEKKÜR!!!   -Pek önemli bankamızın ATM şeysinin, öheee, cihazının, pardon (neydi lem bu meretin adı Ramazan?) heh!!!  ATM makinasınııınnnnn, açılışına gerek çiçek göndertereeeekkkkk, gerekse hiç bir masraftan kaçınmayarak çelenk yaptırarak katılaaaaan, ayrıca hiç üşenmeyipde makinayı açmak için kurdaalee kesme törenine gelen cümle banka müşterilerimizeee teşekkür ederizzz... (şak şak şak şak şak şak..... alkış efekti var efenim burdaaaa)   Ayrıcaaaaaa, teeeeee Ankaralardaaaan, ayağının tozuylaaaaaaaa memleketimize gelereeek, ATM şeysi makinasının açılış kurdaalesini, kıymetli makaslarıyla, bir kerede cört die keseen, değerli milletvekilimiz Kıldettin Hayırsız' a da katkılarından dolayııı, şehrimizinnn altın anahtarınıı takdim ediyoruummmmmmmm!!! (şak şak şak şak!! kuvetli alkış efekti)   İlk para çekme denemesini yapmak üzere sayın milletvekilimizi ATM şeysinin yanında davet ediyor ve parayı nasıll tıkırrr tıkırr alarakk cebine koyduğuna şahitt oluyoruzz  hemşerilerim...   ATM cihazınızı güle güle kullanınızz sayın vatandaşlarımızzzz!!! (şak şak şak şak şak.....uzuun uzuuun alkış efektiiiii, devam edin devamm şakkk....)   ... Devamı

TÜRK ZABITASI TIPTA YENİ ÇIĞIR AÇTI!!!!

2007-03-09 09:37:00

TÜRK ZABITASI TIPTA YENİ ÇIĞIR AÇTI!!!! Carmen Tıraş Haber Servisi (CTHS) gizli gerçeği açıklıyorr!!! sayın okurlar, devletimizin gözde memurlarından üç yetenekli zabıta mumurumuz, inim inim inleyerek, kaldırımda yürümeye çalışan zavallı ortopedi özürlüsü Tilki Kamil isimli şahsı , sedece tek bir cümleyle ayağa kaldırıp, sapasağlam yaparaaaakkkk, Türk tıbbına accayip bir katkıda bulunmuşlardır.... İlginç ve inanılmaz ortopedi mucizesi olay şöyle gelişti sayın okurlar:Zavallı Kamil, ailesi tarafında sokağa atılmış, hiç bir ihtiyacını karşılayamaz durumdayken, devletimizin ortopedi uzmanı zabıta memurları durumundan haberdar olarak, koşa koşa kendisine yardıma gelmişler, ''hööööötttt!!!! lemmmm!!! kalk çabuk ayaaaa, yoksa yiycen copu'' sihirli sözlerinin akabinde, Kamil isimli vatandaşımız, birden iyileşerek ayağa fırlamış, sapasağlam olur olmaz zabıta doktorlarının eline sarılarak ''Allah sizden razı olsun, Allah ne muradınız varsa versin, Allah sizi başımızdan eksik etmesin'' diyerek minnetini belitmiştir... Mucizevi tedaviyi gerçekleştiren ortopedist zabıtalar ise, haber servisimize herhangi bir açıklama yapmamışlardır!!! Devamı

"> Яндекс.Метрика