İnci Türkay, “Sihirli Annem” dönemini kapattı

İnci Türkay, “Sihirli Annem” dönemini kapattı

2012-11-20 08:46:00
İnci Türkay, “Sihirli Annem” dönemini kapattı |  görsel 1

 

İnci Türkay, 40’ıncı yaşıyla birlikte “Sihirli Annem” dönemini kapattı, Betüş karakterini unutturmak için de imaj yeniledi. Şimdilerde ilk sinema filmi “Arkadaşım Max”le seyirci karşısına çıkmaya hazırlanan ünlü oyuncunun evine konuk olduk, hem görüntüsünde hem de iç dünyasında yaşadığı değişimi konuştuk.

 

 

Yıllardır sarışındınız, şu anda karşımda bambaşka biri oturuyor gibi...
- Öyle zaten. Bambaşka bir İnci Türkay var artık.

Acaba 40 yaşın verdiği bir değişim mi bu?
- Ben çok mütevazı biriyim ama bakıyorum da tiyatroda çok güzel işler yapmışım. Birçok ödülüm var. Oynadığım dizi de 10 sene yayınlandı. Bu da bir rekor aslında. Dolayısıyla şimdi iş konusunda çok seçici olduğum bir dönemdeyim. 40 yaşın verdiği bir değişiklik de var hakikaten. İnsan bu yaştan sonra yaptıklarına ve yapacaklarına daha bir dikkatli bakıyor. Bir de çok ağır bir tempoda çalıştım şimdiye kadar. Artık hayata karşı bir telaşım kalmadı.

Sizin için “Sihirli Annem” dönemi kapanmış gibi görünüyor...
- “Sihirli Annem” unutulmayacak bir işti, fakat bitti. Saçlarımı da oradaki imajımdan biraz uzaklaşmak istediğim için koyu renge boyattım.

İNCİ TÜRKAY'DAN ÖZEL POZLAR (FOTO-GALERİ)

KÖPEKLE OYNAMAK DEĞİŞİK BİR DENEYİM 
Sadece bir sinema filminiz var. “Arkadaşım Max”te oynadınız. Neden hep dizileri tercih ettiniz?

- Çünkü beni gerçekten etkileyen bir proje çıkmadı karşıma. “Arkadaşım Max” ise çok sıcak, çok güzel bir hikâyeydi. Yine çocukları hedefleyen bir proje olmasına rağmen Betüş karakterinden sıyrılmak adına iyi bir fırsattı. Tiyatro sahnesinde bir köpeği canlandırmıştım, ilk sinema filmimde de bir köpekle oynamak değişik bir deneyim oldu benim için.

Filmde nasıl bir karakteri canlandırdınız?
- Yine bir anneyi. Betüş’ten biraz daha dominant, ailede dengeyi sağlayan, Bozcaada’da yaşayan mütevazı bir anne bu. Betüş’ün canlılığı ve neşesi yok onda.

Bir köpekle oynamak sizi zorladı mı?
- Hiç zorlamadı, aksine çok keyifliydi. Max çok profesyonel bir hayvan. “Otur” desen oturuyor, “Kalk” desen kalkıyor. Gözleri ve ifadeleriyle de resmen rol yapıyor.

Film ne zaman vizyona girecek?
- 2013’ün ocak ayında.

Oğlunuz sizi ekranda başka çocukların annesi olarak izlediğinde ne tepki veriyor?
- Ali artık her şeyin farkında. Oradaki işin bir illüzyon olduğunu biliyor. Onu filmin setine götürdüğümde oğlumu oynayan Ataberk’le de çok iyi anlaştı.

DÜNYEVİ MESELELER ARTIK BANA BASİT GELİYOR
Şu “40 yaş” meselesine dönmek istiyorum. Bu yaşla birlikte hayatınızda neler değişti?

- Bu yaşımın en sık kullandığım ve en takıldığım kelimesi “farkındalık” oldu. Dünyevi meseleler artık bana basit geliyor. Yanlış anlaşılmasın ama çok daha farklı şeylerden konuşmak istiyorum. Mesela bu ara yaşadığımız evrene ve 21 Aralık’la ilgili söylentilere takılmış durumdayım. Üçüncü boyuttan beşinci boyuta geçmekle alakalı önemli değişiklikleri, NASA’nın söylediklerini takip etmeye çalışıyorum. Dünyanın ekseni kaydı, mevsimler değişti, günler kısaldı... Hakikaten dünyada çok acayip şeyler oluyor.

Bunlar sizi korkutuyor mu?
- İlk başlarda korktum. “Haydi canım” dedim. Ama şimdi korkutmuyor. Okudukça ve bilgilendikçe kendimi daha iyi hissediyorum. Geçenlerde “Bulut Atlası” filmini izledim, çok etkilendim. Özellikle de şu cümleden; “Algılandığın kadar varsın.”

Peki siz doğru algılandığınızı düşünüyor musunuz?
- Gerçekten anlaşabildiğim, arkadaşım dediğim insanlar tarafından algılandığımı ve onlar için var olduğumu düşünüyorum.

ATİLLA’DAKİ FARKLI RUHU GÖREBİLİYORUM
Uzun zamandır Atilla Saral’la birliktesiniz. Siz magazin basınından hep uzak durmayı tercih ettiniz ama Atilla Bey eski bir manken ve basına yakın bir isim. Bu durumu nasıl dengeliyorsunuz?

- Yıllar önce öyle bir adammış. O zamanlar ben tanımıyordum onu. Aslında içinde barındırdığı farklı bir ruh var ve ben onu görebiliyorum. Doğa ve hayvan sevgisi, kendine dönük yaşaması ve içinde barındırdığı birtakım özellikler bana çok uyuyor. O nedenle iyi anlaşıyoruz herhalde. Şimdilerde o da Kaz Dağları’nda yaşıyor. Ağaçları ve zeytinleriyle çok mutlu.

Atilla Bey’deki bu değişimin bir nedeni de sizinle ilişkisi mi acaba?
- Bunu söylemek çok iddialı olur. Birbirimizden olumlu anlamda etkilenmişizdir diyelim.

FANTASTİK İŞLER HEYECANLANDIRIYOR
Bundan sonra nasıl bir projenin içinde yer almak sizi heyecanlandırır?

- Fantastik işler beni çok heyecanlandırıyor. Avrupa ve Amerika’daki gibi cesaretli projeler yapılsa, onların içinde var olmayı çok isterim...

 

 

http://www.hurriyet.com.tr

309
0
0
Yorum Yaz
">