Aşkın ömrü 28.8 ay

Aşkın ömrü 28.8 ay

2015-10-28 15:22:00
Aşkın ömrü 28.8 ay |  görsel 1

Uğrunda savaşlar başlatılmış, yaşamlar sonlandırılmış, saraylar anıtlar dikilmiş güçlü bir duygu aşk… Psikiyatrinin, psikolojinin, felsefenin, sosyolojinin ve biyolojinin konusu olmuş bir duygu ve eylem. Peki, aşk nedir? Neden aşık oluyoruz? İşte detaylar…

Aşk hep kalple ilişkilendirilen bir olgu ama temelinde pek çok kimyasalın etkisi olduğu artık biliniyor. Habertürk’ten Demet Demirkır’ın haberine göre, Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Ali Bozkurt, aşk ile ilgili temel nörokimyasalların testosteron, östrojen, dopamin, serotonin, oksitosin, vazopressin ve endorfinler olduğunu belirtiyor. Yani bu nöro-kimyasallar yakınlık, cinsel istek, ilişki başlatma ve sürdürme isteği gibi birçok duygumuzun nedeni.

Aşk konusunda en önemli kimyasalın dopamin olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ali Bozkurt şunları söylüyor: “Dopaminin depresyonda azaldığı, mani dediğimiz çoşkun, taşkın dönemde arttığı düşünülürse aşk ile bağlantısı daha iyi anlaşılır. Aşık olma sürecinin başlangıcında olası bir başka önemli madde de feromonlar. Bu kimyasal bazı kişileri daha yakın ve çekici bulmamıza neden oluyor.

Kişi “acaba yaşadığım duygu aşk mı?” diye soruyorsa cevap olumsuzdur. Aşık olan birey ruh haline bir teşhis koymaya çalışmaz; sadece yaşar.

HİÇBİR AŞK ÖLÜMSÜZ DEĞİL!

Yapılan araştırmalar feromonların bizi bir anlamda da koruduğunu gösteriyor. Feromonlar sayesinde genetik açıdan bizden daha farklı insanları daha çekici bulduğumuz konusunda bilgiler mevcut. Bu da çocuklarımızın daha sağlıklı olması anlamına geliyor. Peki, bu nörokimyasallar aynı yoğunlukta salınmaya devam ediyor mu? Maalesef bu sorunun yanıtı “Hayır”! En iyimser çalışma bile aşık olma duygusundaki yoğunluğun ortalama 28.8 ay devam ettiğine işaret ediyor. Bazı çalışmalar ise 7.4 ay gibi… Aşık olma eylemi burada açıklamaya çalıştığımız biyolojik yanından çok daha karmaşık psikolojik, sosyolojik, felsefi yanları da içeren bir durum. Bununla birlikte biyolojimizin bu duygu ve sonrasında davranışımızı yakından etkilediğini bilmekte yarar var. Evet gerçek bu: beynimizle aşık oluyoruz.”

Bu kadar yoğun olan duygu durumu elbette çok uzun süre devam edemez. Yavaş yavaş ya da aniden perde kalkar, gerçekler, kusurlar belirmeye başlar ve birey hayal kırıklığı yaşar. Hormonlar normal seviyelerine döndüğünde ilgi devam ediyorsa aşkın yerini sevgi alır.

ROMANTİK CAZİBE OKSİTOSİN HORMONU

Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Göksun Ayvaz, son yılarda yapılan hayvan ve insan çalışmalarında; oksitosin hormonunun sosyalleşme ve özel olarak eşlerle ilişkide rolünün olduğunun ortaya konduğunu ifade ederek şu bilgileri veriyor. Araştırmalar eşlerin kucaklaşması, sosyal destek alınması, masaj yapılması ve orgazm sırasında oksitosin seviyelerinin arttığını ayrıca hormonun yeni sevgililerde sevgilisi olmayanlara göre daha yüksek düzeylerde bulunduğunu gösteriyor. Tek eşlilik çok nadir olarak hayvanlarda ancak esas olarak insanlarda olan bir özellik. Tüm canlılarda ve insanlarda çift oluşturmanın nasıl bir mekanizma ile meydana geldiği hakkında çok az bilgi var. Ancak oksitosinin bunda rol oynayabileceği düşünülüyor. Sadakatin özellikle de erkeklerde hangi faktörlere bağlı olarak geliştiği de pek bilinmiyor. Yapılan çalışmalarda insanlara burun spreyi ile oksitosin verilmesinin sosyal uyarıların beyinde işlenmesini artırdığı; güven, hafıza, sadakat ve heyecan gibi sosyal duyguları ayarladığı gösterildi. Bunun aksine oksitosinin erkeklerde dışarıdan gelen itici, istenmeyen sosyal uyarılardan da koruduğu bulundu. Dirk Scheele ve arkadaşları yaptıkları bir çalışmada kadın ve erkek arasındaki romantik cazibenin oluşmasında ve bunun insanları monogamiye itmesinde de oksitosinin rolünün olduğuna dair bulgular elde etti.

Aşk yaşaması zor, bulması zor, bulduğunu anlaması ayrı bir zor. Hakkında çok fazla şey yazılıp çiziliyor. Bir kalp kaç kere gerçek aşkı bulur?

SADAKAT BURUN SPREYİYLE ARTTI

Bir grup erkeğe burun spreyi ile oksitosin hormonu verildikten sonra bu yolla erkeklerin eşlerine ve ilişkilerine olan sadakatlerinin artabileceği belirtilmiş.
Bütün bu çalışmalardan alınan sonuçlar, daha sonra yapılacak olan daha büyük sayıda insanın katıldığı çalışmalarla da doğrulanırsa, kimbilir belki de bir gün monogami ve eş sadakati konusunda dünya üzerindeki ender canlılardan biri olan insana ve özellikle de erkeklere, oksitosin hormonu veya bunun salgılanmasını artıracak ilaçlar vererek daha sosyal olmaları, eşlerini daha çekici bulmaları ve eşlerine daha sadık olmaları sağlanabilir.

Aşk acısı da kimyasalların çalışmasına göre farklılık gösterir. Aşk acısı sırasında terapi ve ilaçlar etkilidir.

 

 

 

 

SÖZCÜ

85
0
0
Yorum Yaz
"> Яндекс.Метрика