Göğsüne yalnızlık çökmüş Gözleri hançerli sevdam Değmeye korkarken sana Ellerimi unutmuşum Bir yanda kalbim kanadı kırık devinir hergün yinede büyür… sevmezken yari, umuda kurşun Hergüne ömür, ömrüme sürgün… Ağlamakla lal tutmuyor hasretin dili Anlamakla çözmek bir değil, olmuyor bir vuruşluk sevda gibi zamanın eli Yağmalıyor yok sayıyor
Bu şehirde buldum buğday ellerini Bu şehirde sevdim badem dillerini Senle unuttum bütün ezberlerimi Pişman değilim ama göçtüm kederden Düşman değilim ama çöktüm erkenden
Bir daha bu yolları aynı hevesle yürür müyüm? Kim bilir ne bekliyor kalır mıyım ölür müyüm? Ne malum dünya gözüyle bir daha görür müyüm?
Tuhaf buluyorlar bu kaçak halimi Seninle doldurdum yasak ihlalimi Seninle kapattım aşk defterlerimi Pişman değilim ama göçtüm kederden Düşman değilim ama çöktüm erkenden
Bir daha bu yolları aynı hevesle yürür müyüm? Kim bilir ne bekliyor kalır mıyım ölür müyüm? Ne malum dünya gözüyle bir daha görür müyüm?
Lynda Lemay adını daha önce duydunuz mu, bilmiyorum? 1966 yılında Quebec - Portneuf'da dünyaya gelmis. Omuzlarına dökülen uzun kızıl kahve saçlari, iri gözleri, çikik elmacik kemikleri ve iki minik gamzeyle vurgulanmis narin yüzüyle bir "top model" zannedebilirsiniz, ama degil. Lynda Lemay bir sarkici.. Genizden gelen bugulu bir sesi var, insanin içine isliyor.. Sarkinin adi "Un homme de 50 ans".. 50 yasinda bir adam!
Sözlerin Türkçesi aşağıda;
******
50 yasinda bir adam ariyorum Her düsü kurmus, her düsü yitirmis Her seyi istemis Şimdi artik ne istedigini bilen.. 50 yasinda bir adam ariyorum Her borca girmis, her borcu ödemis Sonra yeterince para edinmiş Ama paradan gözleri kamaşmamış.. 50 yasinda bir adam ariyorum Yasamış, Her tütünü içmiş Her içkiyi devirmiş Yeteri kadar kadin tanimis Ve artik baskalarini aramayan.. 50 yasinda bir adam ariyorum Veremeyeceklerinin farkina varmis Geçmişi geleceğinden fazlalaşmış Ama ancak simdi yasamaya baslamis.. 50 yasinda bir adam ariyorum Kendini en kötüye hazirlamiş Zamanın neleri iyilestirmeyecegini ögrenmis Çok cenazeler kaldirmış.. 50 yasinda bir adam ariyorum Gerçeklerle yüzlesebilen Yalan söylememe cesaretini edinmis Hislerinden kaçmamayi ögrenmis.. 50 yasinda bir adam ariyorum Kendini artik ciddiye almayan Yüzünde kirisikliklari olan Beni sükûnetle seven ve sükunute davet eden 50 yasinda bir adam ariyorum.."
ben seni unutmak için sevmedim
gülmen ayrilik demekmis bilmedim
bekledim sabah aksam yollarini
ölmek istedim bir türlü ölmedim
-ask bu mu sevda bu mu hayat bu mu
-kalp aci dünya hüzün gözyasi dolu
simdi sen kimbilir nerelerdesin
gelir gecelerden kosarak sesin
bana en aci haber kiminlesin
adini içimden hala silmedim
-ask bu mu sevda bu mu hayat bu mu
-kalp aci dünya hüzün gözyasi dolu
Söz : Ilham Behlul
Bestekar : Amir Ates
Eşyalar toplanmış seninle birlikte Anılar saçılmış odaya her yere Sevdiğim o koku yok artık bu evde Sen Kıyıda köşede gülüşün kaybolmuş Ne olur terketme yalnızlık çok acı Bu renksiz dünyayı sevmiştik birlikte
Sen kadınım
Hatırla o günü karşıki sokakta Seni öptüğümü ilk defa hayatta Kollarımda benim ilkbahar sabahım Sen Sönmüş bak ışıklar ev nasıl karanlık O ılık aydınlık yuvamız soğumuş Geceler bitmiyor ağlıyorum artık
Sen kadınım
Eşyalar toplanmış seninle birlikte Anılar saçılmış odaya her yere Sevdiğim o koku yok artık bu evde Sen Masamız köşede öylece duruyor Bardaklar boşalmış herbiri bir yerde Sanki hepsi hasret senin nefesine
Sen kadınım
Bana bıraktığın bütün bu hayatın Yaşanan aşkların değeri yok artık Ben sensiz olamam artık anlıyorum Sen Şimdi çok yalnızım Ne olur kal benimle o kapıyı kapat Elini ver bana Dışarda yalnız, yalnız üşüyorum
kafama göre takılıyorum:)
her telden çalarım ben!! bakarsınız bir köşede mizah yazıları, öteki köşede yemek tarifleri, yalnız kalmış bir aşk şiiri ise ''hani bana köşe, hani bana köşe'' diye ağlıyor!!
zamanla dostlar herşey... birazcık zaman istediğim şey...