http://carmencafe.blogcu.com/Mediapartners-Google* carmen cafe de 1001 çeşit konu... - Blogcu




carmen cafe de 1001 çeşit konu...

21/7/2009 - polis telsizinden inciler!!

Kategori: Mizah
BAŞKANLIĞINI emekli Emniyet Müdürü C. Yusuf Karagedik'in yaptığı ’Emekli Polisler Derneği' tarafından kurulan internet sitesinde polislerin ilginç telsiz konuşmaları ve anonslar yer aldı. ‘polistenhaber.com’ internet sitesinde yer alan komik anoslar şöyle:

* Heyecanlı bir ses: ’Merkez tarandık.
-Merkez: Hayır efendim aranmadınız.


* 4512: Merkez alet kontrol.
- Merkez: Elinizdeki alet değil cihaz.
* 4512: Aletin cihaz olduğu anlaşıldı merkez.


* Şoför: Müdürüm, araç intikal etsin mi?
 - Müdür: Etsin, ama içinde şoförü de olsun.


* Merkez: Camide son durum nedir?
 - 4536: Cenazeler mezarlığa seyir halinde


* 4536: Merkez, orta kilolu, kara renkli, boynuzlu tosun kaybolmuş.
- Merkez: Anlaşıldı. İstasyonlar not alın. Kaybolan tosunun eşkali veriyorum.

* Merkez: Ananın Yeri’nde (lokanta) kavga ihbarı var. Ekip intikal etsin.
- 7443: Anlaşıldı Merkez. Ananın Yeri’ne ekibimizle seyir halindeyiz.


* Merkez: Anlaşıldı. Mevkiiniz?
- 7553: Kaybolduk merkez.


* Merkez: Mevkiiniz?
- 4566: Cumhuriyet Caddesi.
* Merkez: Tamam mevkiiniz?
- 4566: Arabadayız merkez:

* 5452: Bahse konu aracı aldık inceliyoruz tamam.
- Merkez: Araç alkollü mü?
* 5452: Olumsuz efendim, araç dizelmiş.


* 4512: Merkez hırsız kaçıyor.
- Merkez: Anlaşıldı nereden nereye kaçıyor?
* 4512: Şuradan şuraya kaçıyor.
- Merkez: Biri 4512’den telsiz alsın, adam gibi tarif etsin.


* 3345: Yonca Evcimik konserindeki son durum nedir?
 - 6220: Henüz Abone’yi söylemedi amirim.

* 5433: Caddede şüpheli bir paket var Merkez.
- Merkez: Anlaşıldı, çevre güvenliğini alın, pakete dokunmayın. Uzman ekip seyir halinde.
* 5433: (Üç dakika sonra) Uzman ekibe gerek yok. Paket boş:
- Merkez: Çevre güvenliğini alın demiştik.
* 5433: Üzerinden kamyon geçti.


* 3370: Bir minibüs at arabasına çarpmış, at arabası vefat etmiş.
- Merkez: Başın sağ olsun evladım.”


www.milliyet.com.tr

Sitenize Ekleyin:

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/7/2009 - evli kadın ve erkeklerin duaları :)

Kategori: Mizah
EVLi ERKEK DUASI

Allahim... Karimi her turlu tehlikeden koru, gerekirse ben tehlikeye atlayayim. Onu hic yorma, gerekirse ben yorulayim. 
O calismasin, ben calisayim.
O hasta olmasin, ben olayim...
Allahim o aldatmasin, ben aldatayim.
Benim guzel karim dul kalmasin, ben kalayim...

Elhamdurusu ile 
Kizlar surusu ile
Sabah birisi ile
Aksam yenisi ile...


 


 

EVLi KADIN DUASI

Allahim lutfen bana;
Adnan kadar kibar ve olgun (Aşk-ı Memnu),
Selim kadar zeki ve zengin (Bir istanbul Masali),
Seymen kadar güçlü ve aşık (Asmalı Konak),

Behlül kadar espirili ve eğlenceli (Aşk Memnu), 
Mithat kadar becerikli (Sahra),

Levent kadar seksi ve yakışıklı (Yaprak Dökümü),
Demir kadar karizmatik, sadık ve kararli (Asi)
biriyle tanisma firsati ver.
Ver de, evdekini kapiya koyabilmek
icin yeterince 
cesaretim olsun. Yoksa televizyon karsisinda

ihtiyarlamaya devam edecegim!

Elhamdulillah eriynen,
Yakisiklilar suruynen,
Hergun baska biriynen,
Nasip eyle yarabbi

 alıntıdır


Sitenize Ekleyin:

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

19/5/2009 - DÜŞ MACUNU

Kategori: Mizah



- "Hanım bir çay koysana", "Dur patlama. Dizi var şimdi, reklam çıksın öyle"
- "Ayy bi reklam arası olsa da ocaktaki pilava baksam.",
- "Vakitte geçiyo. Reklamlar bi çıksa da namazı kılsam",
-"Hadi bize müsadeee", "Aaaa durun ayol, şimdi reklam arası verirler o zaman kalkarsınız."
- "Oğlum hadi bak reklam çıktı. Bir koşu bakkala gidip alıver şu yoğurdu"
cümlelerinin imarına neden olan, dünyanın en önemli önemsiz şeyleridir reklamlar. Ve o kadar çok ki, sanki film aralarına reklam değil de reklam aralarına film koyuyor gibiler. Bir başladı mı uyuyup uyanıyorsunuz hala devam. Yalnız bunların çok önemli bir özelliği var. Toplaşın söylüyorum. Tanıtımı yapılan ürünler doğaüstü güçlere sahipler şşş!. Reklam filmlerinin konusuna göre çeşitlilik gösteren bu olaylara biz kısaca "Üfürukus mutlulukus" vak'ası diyoruz. Reklam senaryolarına göre ürünleri kullanan oyuncularda nasıl bir neşe, nasıl bir saadet, efendime söyleyeyim nasıl bir hayatı yoluna sokma, nasıl bir eli yağda bir eli balda haller zuhur ediyor sormayın gitsin. Mesela örneğin;
Kız hafta sonu tatili için okuldan eve geliyor ve yaşlı anne babası "Aman da bizim bıcırık kızımız gelmiş" diyerekten, yanağını falan sıkıp kendisine ilgiye boğmaya başlıyorlar. Tabii bu şımarık kızımız da asri olmak için hani ana baba ilgisini baskı olarak görmek gerekiyor ya "Üfff kaçılın be fosiller. Ben büyüdüm artık, ne bıcırığı yaaa? Genciz biz delikanlı, aktif dinamik heyecanlı" triplerine girip özgür kız olacak ya, başlıyor bir o yana hüfkürmeye, bir bu yana püfkürmeye. Neyse bunlar itişe kakışa sofraya geçiyorlar. Annesi kızın tabağına dolma koyuyor. Kız sanki tabağına konulan biber dolması değil de saatli bombaymış gibi geri geri çekiliyor. Babası bardağına kola dolduruyor, kız gene hüfkürüyor. Kızın üzerinde karın bölgesini açıkta bırakan bir kazak var. Annesi "Ahh kızım ahhh, sen çok değiştin. Bellerini üşüteceksiiinn kııız, ben kime diyorum kimee? Bide sana böbrek mi arayalım kör olmayasıııı" gibisinden kızın kazağını aşağı çekiştiriyor. Ve kıza artık cinnet geliyor. Nasıl mutsuz nasıl mutsuz. Magazin fo revır yerine yanlışlıkla siyaset meydanına katılmış Banu Alkan kadar mutsuz. Ve sofradan kalkıp kendini bir kanepeye atıyor ve serçe parmağını da beeeyle ağzına sokup başlıyor tırnağını kemirmeye. "Üfff! Bitmez bu hafta sonu bitmezzz. Yedik ayvayı" hallerine giriyor. Sıkıntıyla kıvranırken birden tepesinde bir ampul yanıyor ve "Beni bu hallardan kurtarsa kurtarsa O (!) kurtarır" deyüüp kararını veriyor ve n'apıyor? Evet evet n'apıyor? Hemen banyoya dalıyor. Peki neden? Kendini şohpenle mi zehirleyecek? Tabii ki hayır. Onu bu stresten kurtaracak ürün orda da ondan akıllım. Peki o nee? Ooo Banino diş macunu. Ama sanki diş macunu değil de "Düş macunu". Hiç boşuna alaka kurmaya çalışmayın. Kız hayatında ilk kez diş macunu görüyormuş gibi tüpü eline alıyor ve fırçasına sürer sürmez olanlar oluyor. Banyonun içinde gençlik rüzgarları esiyor. Çiçekler miçekler, okyanus dalgaları felan doluyor banyoya. O esnada closedin içinden birde sevgilisi fırlamıyor mu sana? Kızın ağzı kulaklarında tabii. Biz diş macununun diş sağlığını koruduğunu, hadi en fazla bilemedin gülümseme fobisini ortandan kaldırdığını sanırdık. Demek ki yanılmışız, hafife almışız. Halbuki o diş haricinde hayattaki tüm çürükleri de aktif florid sistemiyle ortadan kaldırıveriyormuş da haberimiz yokmuş. Meğer insana dünyalık olarak bir tüp diş macunu yetermiş de artarmış bile. Vay anasını be, ne kadar cahil kalmışız. Yalnız bu bir macun reklamı ama ortada diş miş görünmüyor.
Baktınız hayatınız istediğiniz gibi gitmiyor mu, ömür elbiseniz bir kaç beden dar mı geliyor? Hemen bir tüp Banino alıp derhal banyoya dalın, hayatınız değişsin. Dişlerinizi de artık arap sabunuyla fırçalarsınız. Lütfen öyle hafife almayın. Banino pişikolocik bir diş macunudur. Taklitlerinden sakınınız. Bembeyaz düşler sağlıklı gülüşler. Hadi bakalım.

Mine Sota
gercekhayat.com


Sitenize Ekleyin:

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/3/2009 - dilber hala nın başı azim le dertte!!

Kategori: Mizah
Kopartan diyaloglar!
Avrupa Yakası'nda Dilber Hala ile ona aşık Azim'in diyalogları kahkaha krizine soktu...

Avrupa Yakası dizisi onca yaşanan olumsuzluklara karşın Gülse Birsel'in yarattığı yeni karaklerlerle hızından bir şey kesmiyor.

Binnur Kaya'nın başarıyla canlandırdığı Dilber hala karakterinden sonra Ata Demirer'e verilen 'Dilber halanın aşığı Azim' karakteri, dizinin fanatiklerini kopartıyor.

İşte dizinin son bölümünde Dilber hala ile Azim arasındaki diyaloglardan örnekler:

Dilber: Beni elaleme malamat ettin.

Azim: Herifçi oğlu gelmiş kapının önüne 'Dilber bebeğim bak sana ne getirdim' diyor. Bizim nişan tabağı...

Dilber: Ya bi ağnasaydın.

Azim: Canım zumzuk vurmadık. Azcık yanağına çıbardık yaaa...

Dilber: Yanağına çıbartmak mevzu değil. Apartmanda eli ufak bit yavşak. Herkeşler duyacak deği yüreğim ağzıma geliyor. Namusum bir şarapçının iki dudağının arasında...

(Kapı çalar)

Dilber: Azim, bak hele ben kapıyı azgındıracağım sen böyle geç, bu yannı dıkıl...

Azim: Allah Allah...

...

Dilber: Hayatta günahım kadar sevmediğim maşallah dediği yedi gün yaşayan bir dul kadın benlen mavra yapıyor. Yarene söylerim diyerekten aba altından sopa gösterttiriyor.

Azim: Kurban olayım ne olacak ya. 30 sene önce Bahattin abine zumzuk vurduğumda heç böyle etmediydin. Kız, cıbır yaşta erken menopoza mı girdin yoksa.

Dilber: Azim defol get, get Azim Allah'ın cezası. Soykası çıkasıca. Ya bulutsuz günde başına yıldırım düşsün. Defol Azim, defol get...

...
Dilber: Azim ben seni kovmadım mıydı?

Azim: Biliyorsun Dilber, kapıdan kovarsın bacadan girerim.

Dilber: Azim bak hele heç şakam yok, fırıldaklık etme edebinlen get...

Azim: Sen benim fırıldaklığımı sevmedin mi? Avara bir tombik işcisiyken bana aşık olmadın mıydı?

Dilber: Azim köprülerin altından çook sular aktı. O 20 yaşındaki tazecek kız değelim artık. Nerden bakılırsan bakıl 40 varım.

Azim: 40 mı, oooo bak hele ben senden 5 yaş küçükken bir anda 15 yaş büyük mü oldum?

Dilber: Azim, tepemin tasını attırma haa...

Azim: Latife ediyorum güzeller güzeli Dilber. Şöyle bir bakıyorum da maşallah 20 yaşından daha çıbır, daha ele gelir gözüküyorsun.

Dilber: Azim, ben unumu eleyip elamı duvara asmışım düzenimi kurmuşum. Bu vakitten sonra Bahattin abime Selahattin abime onların uğursuz karılarına, yiğenlerime malamat olamam.

Azim: Onlar bilmeden gizli gizli sevişirik, ne olacak yaaa...

Dilber: Azim, bağa bak cinlerim tepeme ağacak şimdi ha... Dutsuz dutsuz konuşma selametlen get.

Azim: Ama ben sağa ne getirdim.

Dilber: Ney ki o.

Azim: Ciğer kebabı, özel yaptırdım, yer misin,

Dilber: İstemez, sen ye yerken beni hatırlarsın.

...

Dilber: Bağa bu yaştan sonra fırıldak adam lazım değil. Uslu, oturaklı bir beyefendi adam lazım kısmetse.

Azim: Ne demek o kız?

Dilber: Ben lafımı ortaya korum beğenen alır geder beğenmeyen bırakır kaçar...

Televizyon Gazetesi

Sitenize Ekleyin:

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

6/2/2009 - erkeklere karizmayı çizdiren durumlar!

Kategori: Mizah



*Manitaya hiçbir zaman market torbalarıyla yakalanma…

*Kızın yanında osurma . Osurman kaçınılmazsa ki sık sık olur , deri bir koltuk bul ve bir iki gıcırdattıktan sonra yellen … Koltuk nasıl da gıcırdıyor filan de kapat mevzuyu. Tekrarlayıp bokunu çıkartma…

*Denizde yüzerken fazla dibe dalma. Sümüklerin isteğin dışında sakalına bıyığına yapışır dikkat et.

*Gittiğin bir galada yangın çıkarsa ağlama. Ağlarsan da korkudan olmasın gözüme duman kaçtı filan de…Veya her galaya kalın güneş gözlüklerinle git.

*Çorabın yırtıksa bırak ayakkabının içinde kalsın. Bizim evde ayakkabı çıkmaz deyip ne kadar burjuva olduğunun da altını çizersin üstelik.

*Bıyıklı ve devrimciysen kızın karşısına geçip ezo gelin çorba içme. Ne anlama geldiğini bilmiyorsan iç ve dene…

*Uçaktan korkuyorsan yürüyerek git. Amerikaya bile öyle git bana ne. İlim Çin’de olsa bile ara. Hadi bindin diyelim. Sakın kızın eline yapışma ve sakın uçağın tekerlekleri yere değidiği an Pilotu alkışlama.

*İlk tanıştığın kızı hemen o gün simitçilerden birine götürme.

*Kurtlar vadisi ve gelinim olur musun’u seyrediyor olabilirsin. Sakin ol. Sus söylemek zorunda değilsin. National Gographic , CNN Türk , NTV ve CNBC-E neyine yetmiyor.

*Tayyip erdoğan Başbakan olanı , Yılmaz Erdoğan yazar olanı. Kız ODTÜ lüyse sakın karıştırma.

*Direkman diye bişey yoktur. Tarihte hiçbir yazılı metne kazılmamıştır bu kelime. Arabeks dedin mi seni tanımam bi daha. Laylon diyorsan o kızdan da benden de uzak dur kardeşim.

*Bekar evinde yaşamak ayıp değil, her taraftan prezervatif çıkması ayıptır.Arada bir temizlik yapın kardeşim.

*Limiti dolmuş kredi kartıyla kızı yemeğe götürme.

*Anneler çocuklarını kız arkadaşlarının yanında bozmaya bayılırlar. Annelerinize engel olun. Kızın yanında bebeğim, küçüğüm, pul biber pipilim ne demek abi…

*Ortadaki fren… Ortadaki fren… Ortadaki fren…

*Kızın önünde koşmak doğru değil… Hele köpek kovalıyorken.. Hele köpek minicik bir terrier cinsi köpekken… Olmuyo ama…

*Hiç bir insanın en son okuduğu kitap Ömer Seyfettin’in “Kaşağı” adlı eseri olmamalıdır…

alıntıdır


Sitenize Ekleyin:

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

6/2/2009 - acaba bulabilecek misiniz?

Kategori: Mizah

Çorapları 3 saniyede bulabilirseniz normal insan beyninden hızli bir beyniniz var...

Çorapları 1 dk icinde bulursanız, beyniniz normal..

Çorapları 1-3 dakika icinde bulursunuz, biraz yavas bir beyniniz var, proteinli yemekler yemelisiniz.

Çorapları 3 dk da bulamadıysaniz, karışık bir beyniniz var!






***************************

ALZHEIMER GÖZ TESTİ


AŞAĞIDAKİ METİNDEKİ BÜTÜN " F " HARFLERİNİ SAYINIZ.




FINISHED FILES ARE THE RE
SULT OF YEARS OF SCIENTI
FIC STUDY COMBINED WITH
THE EXPERIENCE OF YEARS...


(AŞAĞIYA BAKINIZ)




KAÇ TANE?






..................... 3?

YANLIŞ, METİNDE
6 TANE VAR. ŞAKA DEĞİL.


YENİDEN OKUYUN !




ALTINDA YATAN GERÇEK AŞAĞIDADIR.







BEYİN "OF" SÖZCÜĞÜNÜ SÜZEMEZ.


İSTER İNANIN İSTER İNANMAYIN.

GERİ DÖNÜP TEKRAR BAKIN!


İLK SEFERDE 6 "F' BULANLAR "ÜSTÜN ZEKALI", 3 "NORMAL", 4 "NADİR"DİR.


Sitenize Ekleyin:

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/1/2009 - KİMDEN ÖTÜRÜ?

Kategori: Mizah

İNTERNETİN SON FENOMENİ
Bugüne kadar internette fenomen haline gelen bütün isimlerden daha farklı biri o. İsmi Suzi. Ayşe adındaki kız arkadaşını dayakla karışık sorgudan geçiriyor. İşte izleyenlerin sinirlerini hoplatan o video ve Suzi'nin 'kimden ötürü' dövdüğünü bilmediğimiz Ayşe'yle olan şiddetli hesaplaşması.

Kimden ötürü diyip diyip sağlı, sollu patlatan bu muhacir kız haklı mı haksız mı bilinmiyor. Ama Ayşe'yi fena dövüyor. "Yılmaznan uğraşma. Dedikodu yapma" diyen eli maşalı Suzi, "Kimden ötürü?" diyerek dövdüğü Ayşe'yi arkadaşından ötürü hırpalıyor



www.ensonhaber.com


Sitenize Ekleyin:

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/1/2009 - kriz sonrası afişleri :)

Kategori: Mizah
Kriz Sonrasi..........

















alıntıdır

Sitenize Ekleyin:

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/1/2009 - BURÇLARI Bİ DE BÖYLE YORUMLAYIM...

Kategori: Mizah

Güldüren BURÇLAR

 
Koç yalvarır, Aslan küser, Balık nefret eder İşte güldüren astroloji geyikleri..Bu bir şaka değil ama eğlenceli çünkü denenerek varılmış astro sonuçlardan derlenmiş.

Koç Burcu: Daha elinizi sürmeden yalvarmaya başlar, daha sonra durmanız için her tür rüşveti teklif edecektir.

Boğa Burcu: Yuvarlanarak, kendisini sizin atar yani resmen üstünüze oturur ve öyle kalır. Malum ya, o bir öküz yani boğadır.

İkizler Burcu: Yerlere düşer, gıdıklanmaya bayılır ama seans bitince hemen olanı unutur ve sorar; "Nerede kalmıştık? Konumuz neydi?"

Yengeç Burcu: Hiç tepki vermez, birşey söylemeden öylece bakar sonra kapıyı çarparak çıkıp gider ve saatler sonra geri gelir. On yıl sonra bir kavga sırasında, bu yaptığınızı yüzünüze vuracaktır. 

Aslan Burcu: Önce anlamaz, sonra küser ve bunu neden yaptığınızı açıklamanızı bekler. Açıklamadan yani bunun bir şaka olduğunu anladıktan sonra gıdıklamaya devam etmenize izin verir.

Başak Burcu: Siz bıkıp duruncaya kadar, hiç gülmeden sabit bakışlarla yüzünüze bakacaktır.           

Terazi Burcu: Hoşuna gidecektir ama dış görünüşünü bozduğunuz anda başınız derde girecektir.

Akrep Burcu: Önce gıdıklanmaya dayanamaz sonra birden tüm gücünü kullanır, tekrar soğukkanlılığına bürünerek insiyatifi ele alır ve gözlerini gözlerinize dikerek, kaşlarını çatar ve; "Kes şunu, hemen..." der.

Yay Burcu: Çok eğlenir. Sonra aradan zaman geçer ve siz bir misafirinizle otururken, birden üzerinize saldırarak, gıdıklamaya başlar. Öcünü almayı asla unutmayacaktır.

Oğlak Burcu: Asla gıdıklanmaz çünkü evde değildir, muhakkak geç saatlere kadar çalışıyordur.

Kova Burcu: Sessizce kendisini kurtarmaya çalışırken, yüzünde hafif bir tebessüm belirir, bu arada bir gıdıklanma örgütünün kurulup, kurulamayacağını düşünmektedir.

Balık Burcu: Önce nefret eder sonra hoşlanmaya karar verir çünkü bunu başkalarının da yapmak isteyeceğini düşünmüştür.

Hoşunuza gitti mi? Astroloji´nin eğlenceli yönleri de vardır ama asıl amaç burçları iyi tanımaktır. Gıdıklama, elbette ki bir semboldür ve siz başka eylemlerle benzer deneyler yapabilirsiniz...

 www.hurriyet.com.tr


Sitenize Ekleyin:

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/1/2009 - güldüren şikayetler... memleketimin insanlarından:)

Kategori: Mizah

Güldüren Şikayetler...

-Erzincan'da aşırı sıcaklardan bunalan bir ev
hanımı raflarını çıkardığı buzdolabının içine
minder koyarak oturmuş. Kapısı açık kalan
buzdolabının kompresörü bozulunca "İyi soğutmuyor"
diyerek üründen şikayetçi olmuş.


- Diyarbakır'da fritöz alan bir müşteri, ürünün
ilk kullanımda eridiğini görünce firmanın yolunu
tutmuş. Büyük bir hırsla içeri giren müşteri, elindeki
erimiş fritözü göstererek kendisine arızalı mal
satıldığını söylemiş. Fritözü gören satış görevlisi
nasıl kullandığını sorunca adam anlatmış; "Ocağı yaktım,
fritözü üzerine koydum. İçine yağ koydum. Ama yanmaya,
erimeye başladı." Satış görevlileri müşteriyi kusur
kendisinde olduğu için ürünü değiştiremeyeceklerine
ikna etmekte oldukça zorlanmış.


- Bulaşık makinesi her işe yarar. Servis elemanları
Türkiye'nin dört bir yanından gelen "Bulaşık makinem
tabakları, bardakları çiziyor ya da şu boşaltmıyor"
şikayetlerini incelemek için gittikleri evlerde
müşterilerin ıspanak, lahana gibi yıkanması zor
sebzeleri bulaşık makinesinde yıkadıklarını, hatta
salça yapmak için domatesleri bulaşık makinesinde
yumuşatanlar olduğunu görünce şoke olmuşlar.
Sebzelerdeki kumun, su çıkış borularını tıkadığı
ya da makinenin içinde kalarak bulaşıkları çizdiği,
bunun da arızaya yol açtığı ortaya çıkmış.


- Mersin'de son model bir ütü alan tüketici, elektrikler
kesilip işi yarım kalınca elektriksiz ütü yapmanın
yöntemini keşfetmiş! Ütüyü ocakta ısıtarak işine devam
etmek isteyen ev hanımı, ütünün gövdesinin yanması
üzerine bayisine başvurarak, ütünün değiştirilmesini
istemiş.


- Şanlıurfa'da bir müşteri, satın aldığı mikrodalga
fırında yumurta kaynatmayı denemiş. Deneme basınç
nedeniyle yumurtanın patlamasıyla sona ermiş.
Mikrodalga fırının infilak etmemesi şans olarak
değerlendirilirken müşteri, "Yumurta bile kaynatamıyor.
Bu fırını ne yapayım? Paramı geri verin" diyerek
bayisine fırını iade etmeye kalkmış.


- Mersin'de fırının içinde elbisesinin yandığını
söyleyen bir müşteri teknik servisi çağırmış.
Elbisenin yanarak fırının içine yapışmasından
muzdarip tüketiciye, fırınında sadece yemek
pişirmesi önerilmiş. Fırının içinde çamaşır kurutma
vakalarına sıklıkla rastlayan servis elemanları
ayrıca çok sayıda beyaz eşya sahibinin fırınlarının
içini mutfak dolabı olarak da kullandığına tanık olmuş.
İçinde unutulan şeker, elbezi, mutfak önlüğü gibi
malzemelerin yanması sonucu fırınların kullanılamaz
hale geldiği belirlenmiş.


- Diyarbakır'da ise buzdolabının içini aydınlatan
ışığı yetersiz bulan bir vatandaş, içine birkaç
mum yerleştirerek kendince sorunu çözmüş. Ancak
mum buzdolabının tavan kısmını yakınca üründen
şikayetçi olmayı ihmal etmedi.


- İstanbul'daki bir müşteri de kettle'ının
(su kaynatıcı) eridiği şikayetiyle servise başvurmuş.
Kettle'ın elektrik ile çalıştığını bilmeyen müşterinin
ocağın üzerine su ısıtıcısını koyarak suyu ısıtmaya
çalıştığı anlaşılmış. Ocaktaki ateşin erittiği kettle'in
yenisi ile değiştirilmesinde müşteri çok ısrarcı olmuş.
İstanbul'daki başka bir müşteri de elektrikli
karıştırıcıyı tencerenin içinden çıkarmadan yemek
pişirmiş. Alet eriyince de şikayetçi oldu.


- Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki tüketici toplantısında
bir kişi, buzdolaplarının sebzeliklerinin daha büyük
olması gerektiğini söylemiş. Bu talebinin nedeni
sorulduğunda, "Yaz ayları çok sıcak geçiyor. Ayakkabılarımızı
içine koyup soğutuyoruz. Sebzelikler büyük olursa
daha çok ayakkabı soğutabiliriz" cevabını verdi.


- Elazığ'ın Maden İlçesi'nde mağarada oturan bir
vatandaş, aşırı sıcaklardan bunalarak klima almış.
Mağarada elektrik bulunmaması sebebiyle dışardan kaçak
elektrik çekmiş. Yetersiz olan elektrik klimanın performansını
bozunca tüketici, klimanın randımanı düşük diye şikayette
bulunmuş.


- Bir bilgisayar firmasına müşteriden gelen şikayet:
'İlk disketi sürdüm, ikincisini sürerken çok zorlandım
üçüncüsü asla içeri girmiyor.'


- Yeni aldığı bilgisayarın çalışmadığını ileri sürerek
firmaya başvuran kadın sürekli, 'Ayak pedalına basıyorum
basıyorum makineden hiç ses gelmiyor' demiş. Ayak
pedalı'nın fare olduğu ortaya çıkmış.


- Bir bilgisayar firmasının müşterisi dokümanı
yazıcıya aktaramadığından şikayet etmiş. 'Bilgisayar
yazıcıyı görüyor mu' sorusuna karşılık 'Ekranı
yazıcıya doğru çevirdim ama hala görmüyor' cevabını
vermiş.


- Firmayı arayan bir müşteri, bilgisayarının faks
çekememesinden şikayet etmiş. 40 dakikalık telefon görüşmesi
sonucunda adamın kağıdı monitöre dayayıp 'Gönder'
tuşuna bastığı ortaya çıkmış.


alıntıdır


Sitenize Ekleyin:

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

kafama göre takılıyorum:) her telden çalarım ben!! bakarsınız bir köşede mizah yazıları, öteki köşede yemek tarifleri, yalnız kalmış bir aşk şiiri ise ''hani bana köşe, hani bana köşe'' diye ağlıyor!! zamanla dostlar herşey... birazcık zaman istediğim şey...
The Hunger Site

Kategoriler

  • Benim Yazilarim
  • Bilgisayar ve Teknoloji
  • Esrarengiz Konular
  • Hikayeler
  • Ilginc Haberler Dunyadan
  • Ilginc Haberler Yurttan
  • Kadin
  • Karikaturler
  • Mizah
  • Moda
  • Muzik - Video
  • Resimler
  • Saglik
  • Siirler ve Yazilar
  • Yemek Tarifleri

  • bannerim

    .

    sitemin banner kodu

    >.

    Arkadaşlarımın bannerleri

    Image Hosted by ImageShack.us
    Haydi Sende Sepetle...!
    selmahlc CafeRose

    Arkadaşlarım

    http://www......mid width=163 height=43 type=audio>
    Add to Technorati Favorites Add to Technorati Favorites Lifestyle Blogs - BlogCatalog Blog Directory
    Zirve100
    Upload Music