Küçücüktüm. Yer sofrasına oturmuş, bol peynirli tarhanaya kaşık sallarken, babam girdi kapıdan içeri. Damdan düşer gibi konuştu bi taraftan sofraya oturmaya çalışırken:''gazostura gelmiş, ölçeceklermiş bütün yolları'' dedi. Saf saf babama bakarken, içimden kendi kendime konuşmaya başladım, ''gazoz yapmak için niye sokakları ölçüyorlar? kazanda falan kaynatmak gerekmez mi gazozu? sokakta mı şişeye koyacaklar, ya da bardak bardak mı satacaklar acaba? çok bardak var da ip gibi sıraya dizecekler, ne kadar gazozumuz var diye ölçecekler belki...''
Sonra, konuşmasından babamın, resmi bir işi olduğunu anlıyorum bu ''gazosturacılar''ın . Yıllar yılı ''gazostura '' diye bir meslek olduğu düşüncesi çıkmıyor beynimden; taa ki ortaokul yıllarında ''tapu ve kadastro'' diye bir devlet dairesi olduğunu öğrenene dek... Şimdi ne zaman yollarda ölçüm yapan ''kadastrocuları'' görsem, çocukluğumdaki ''gazostura'' nın bana düşündürdüklerini tatlı bir tebessümle hatırlıyorum...
Gazeteyi kadının burnuna sokarcasına uzatarak; ''bak, chat yapan karısını kesmiş, gördün mü?'' dedi, sırıtıyordu bi yandan. Kadın sinirlendi, anlamıştı adamın ima ettiği şeyi, chat yaparsan senin sonunda böyle olabilir demeye getiriyordu aklınca, okumuştu haberi gündüz internetten ve dahasını da; '' boşuna yakmış kadının canını öküz'' dedi. Adam şaşırdı, ''niye boşuna?''. ''babasıyla konuşuyormuş '' dedi kadın, adam inanmadı, dudak büktü, kadın devam etti , ''kadın chat yapsa suç, sağa baksa suç sola baksa suç, aynı şeyi siz erkekler yaparsınız, bi de sağda solda anlatırsınız hava için, yetmez buluşup yatarsınız kılınıza bişey olmaz, sırf adı kadın diye zavallının başına gelen bak''... adam şaşkınlıkla; '' ne diyorsun sen yaa?''.. kadın: '' yok bişey, çay dökeyim mi?''... adam: ' 'açık olsun!!''....
Bir kaç gün önce blogları gezerken tesadüfen blogoyla sitesine rastladım. Benim blogum da herhangi bir başvuru yapmamama rağmen blogoylada oylanıyordu ve iyi bir puanı vardı.. çok sevindiğimi belirtmeden duramayacağım.. Eğer blogumu beğendiyseniz, aşağıda linkini verdiğim sayfalara giderek oylarsanız çok sevinirim.. şimdiden teşekkürler...
*********
Blogoyla, kaliteli blogları kategorisine ve içeriğine göre listeleyen ve bunlara ulaşmak isteyen Türk internet kullanıcıları tarafından oylanmalarını sağlayan faydalı bir site olması adına geliştirilmiş bir blog oylama değerlendirme ve yarışma servisidir.
Bayram sabahları, demli bir çay, su böreği, bayram şekerleri, şeker isteyen çocuklar, bir telaş bir koşturmaca. Köprü hep kalabalık, bayram programları, kolonya ikramları, bayram harçlıkları, uzun bayram tatilleri, ev gezmeleri, kısa hal hatır sormalar, el öpenlerin çok olsunlar ve daha bir dolu küçük ayrıntı. Hayatın üzerindeki 'pause' düğmesine dokunun... Kısa bir süre için hayatı durdurun.
Bir gıda firmasında personel ve muhasebe bölümünde çalışıyorum.
Hesap kitap işleriyle muhatabım yani kısacası :)
3.) blog açma fikri nerden geldi?
endless88 arkadaşım sağolsun kendine bir blog açmış.''bakın blogumaaa, yorum yazıınnn''
diye kafamın etini yiyince, bloglar dünyasına dalmış oldum:) bende kendime ait bir sayfam olsun istedim, bu blogu yaptım:)
4.) kendinden ve hobilerinden biraz bahseder misin?
vaktim çoğunlukla evden işe, işten eve şeklinde geçiyor. 10 yaşında bir oğlum, 25 aylık da minik bir kızım var. çocuklarla zaman geçirmeyi seviyorum, yemek yapmayı seviyorum, küçük replikler yazmayı seviyorum..vakit darlığından şikayetçiyim sadece. .. çalışan kadın ve anne olunca insanın sorumlulukları çok artıyor... e işte birazcık boş vakit bulunca da blogumla ilgilenmeye çalışıyorum:)
5.) sana göre hayatın anlamı nedir?
buna herkes kendi doğrularına göre cevap verir sanırım. bana göre herkes bir amacı gerçekleştirmek için geliyor dünyaya. kaderi buna göre çiziliyor... yaşamı boyunca da o amacını
bilerek yada bilmeyerek bi şekilde gerçekleştirmeye çalışıyor...
-Seni seviyorum... -Ben de seni seviyorum aşkım.. -Hadi ya gerçekten mi, cidden mi sevion beniiiii???? -he walla, seviom iştee... -Ühüüü, yalan di mi, bana acıdıın için seviyom diyon di miiii!!! -Hönnnnn!!!! lem neden acıycam ki sana? -Ben seviom, sen beni sevmiyon, ama kalbim kırılmasın die, seviyom dion!!!! -Yaw walla seviyom işte lemmm!!!! -Yalannn, acıyon bana dimi sen!!!!! -Taam lem, sevmiyom,ne halin varsa gör, alla alllaaaa!!!! -hani seviyodun!!!! Baaaaak, sevmiyormuşsun, hislerimle dalga geçiyormuşsunnnn!!!! Böhhüüeeeee!!!!!! -Lemmm, lemmmm,lemmm, allah seniiiii bildiii gibiiii........
.....
-aaameeet, seni seviyorum!!!!! -iyi mok yiyoon!!! -ama, ama aşkım, seni çok seviyorum canım yaa!!! -de get kısım yaaa.... benim gibi çulsuzun, yalancının, hilebazın, nesini seviyon yaa... -ayyyy, işte bu samimiyeti seviyorum aşkımm.... -hay allamm yaa!!!!
-Senden çoccuuğum olsun istiyom Hepveren!!! -Eeeee, çocuuu evlenince yapsak Yalarcan, daa ii olmas mıı? -canımcıımm, şimdi yapalım bakalım olcak mı, evlenince daa iiisini yaparıs heee? -Piki Yalarcan, du anneme , babama ve aile efradına evlenip çoccukk yapçeemizi sööleyip geleyim ben bi koşuu..vınn.. -durrr, lemmmmm, kısss.........tüh lem... elvada bekarlık:((
....
-senden çocccuum olsun istiyom Verengül!!!! -bende zati tam, aliden , veliden, mahmuttan, mustafadan ve cümle mahalle efradından denememe raağmen nie çoccuumm olmuyoo die düşünüyorum... -e madem herkesle denedin Verengül, gel bakalım benden olcakmııı
.....
-senden çocuum olsun istiyom Tornacan!!!! -nie benden istiyon, leylekler getirmiyo mu çoccukları? -gel bakiim buraya sen, leylekler o işi nasıl yapıooo ööretçem sana -ama ben uçamam kiiiiii!!!! -kırdırma kafatı Tornacan, Yat aşşaaaa!!!! -piki!!!!
....
-senden çoccuuum olsun istiom Tarıkkk!!! -sen bi soyun bakiim ben inceliim annelie müsaitmisin:) -çocuk da yapçaz ama dimiiii??? -ön çalışmadan soora düşüncezzz:D
Ulen resti çekip , uçurumun kenarına geldik ama, hatunun iplediği yok ki annesini satiimm!!!
‘’Benle evlenmezsen valla kendimi aşşaya atacam Verengüüll’’ diyeyedik kendimizi, hatun ‘’atarsan at’’ diye uzadı gitti iyi mi? Bak bak bak, arabanın yanında bekliyo geliiim diye….
Yok abi, sözden dönmek olmazki!! Atacam kendimi diye celallendim ama….Uuuuuuuufff...
Amma yüksekmiş lem burasııı.!!!! Anneeciimm!!! Başım döndü yaa!!! Bakmıyayım aşaya ben yaa, fena oluyorum!!! Eeeee, n’apıcam ki şimdi ben ?? Geceye kadar bekleyip, sonramı dönsem acaba eve, kimse görmeden!! Cıkss!! Olmaz !!! Yarın bu Verengül cadısı herkese yetiştirir olayı;’’benim aşkımdan uçurumlardan atlamaya kalktı , ama beceremedi salaaaak!!’’ diye….
N’aapsam ki yaa…. Bi kurtuluş yolu bulmam lazım acilen yoksa işin sonunda aşşaya atlayıp cotlağı çekmek var!! Haaaahhh!! Buldum yavvv!! Züpperrrr bişiii….. Yaşasın, sanırım karizmayı sıfırlamadan buradan kurtulmanın yolunu buldum… Nerdeydi lem benim cep tel* Hehh, paltomun cebindeymiş…. Verengül görmeden gizlice ariimm!!!Kendimi ihbar ediceemmm!! ‘’Sevgilisinin evlenme teklifini kabul etmediği çılgın aşık, uçurumdan atlamak üzere, az soonraa!!’’.. Hehhh!! Bu iyi oldu bak!! Bütün tv lere haber verecem… Haberciler polisi falan da getirir… Onlar ‘’dur kardeş atlama, bak sevgilinde burada, valla kabul etçek bak senle evlenmeyi’’ diye medyayı oyalarken, bende vazcaymış gibi yapıp çekilirim uçurumun kenarından.. Karizmada sağlam durur hem.. Sağda solda da ‘’atlıycaktım valla, polisler zor engelledi’’ diye havam da olur…En iyisi bu valla…Kaçtı ztar tvnin tel….
kafama göre takılıyorum:)
her telden çalarım ben!! bakarsınız bir köşede mizah yazıları, öteki köşede yemek tarifleri, yalnız kalmış bir aşk şiiri ise ''hani bana köşe, hani bana köşe'' diye ağlıyor!!
zamanla dostlar herşey... birazcık zaman istediğim şey...