< carmen cafe de 1001 çeşit konu... - Blogcu


carmen cafe de 1001 çeşit konu...

16/5/2008 - KOPMADI GİTTİ KIYAMET!!

 

 

Bu kıyametin kopacağı yok

 

Kendini dünyanın en akıllısı zanneden 35 kişi bundan tam 7 ay önce kendilerini bir mağaraya kapattı. Nedeni ise Mayıs 2008'de kıyametin kopacağına inanmalarıydı. Tüm dünya yok olacak ama onlar bir mağarada saklandığı için hayatta kalacaklardı. Ancak tam 7 aydır bekledikleri kıyamet bir türlü kopmayınca bu sabah mağarayı terk ettiler...

LİDERİ TESCİLLİ AKIL HASTASI

Tarikatın lideri Pyotr Kuznetsov adında tescilli bir akıl hastasıydı. Kuznetsov'a inanan 35 kişi kendilerini kazdıkları mağaraya kapamışlardı ama ne hikmetse liderleri dışarıda kalmıştı.

İlk günler güzeldi. Neşe içinde geçiyordu. 35 kişi dışarıdakilerin haline acıyıp, kendilerini karalarından dolayı çok tebrik ediyorlardı.

YA KOPMAZSA TEREDDÜTLERİ

Zaman ilerledikçe birlikte yaşam da zorlaştı. İçlerinden bazı aykırı sesler "Ya kıyamet kopmazsa" demeye başladı. Diğerleri onları susturdu. "Bunu da nereden çıkardınız? Kıyamet tabii ki kopacak ve sadece biz hayatta kalacağız."

MAĞARA ÇÖKTÜ

Ancak bu arada mağaralarının bir bölümü çöktü. Ayrıca dışarıda kalan liderleri Kuznetsov da fikir değiştirdi ve mağaradakilere "çıkın" çağrısında bulundu. 7 kişi bu çağrıya uydu ama geri kalan 28 kişi bu kez liderlerine bile inanmıyorlardı. Bu kadar çileyi boşa çekmiş olamazlardı. Kıyamet kesinlikle kopmalıydı...

İKİ KİŞİ MAĞARADA ÖLDÜ

İnat edenler mağarada yaşamaya devam ettiler. Ancak 2 kişi zorlu yaşam şartlarına ayak uyduramadı ve daha kıyametin kopmasını göremeden öldü. İçeride 26 kişi kalmıştı...

Ancak her ay içlerinden birkaç kişi "kopacağı yok bu kıyametin" deyip dışarı çıktılar.

KOPACAĞI YOK BU KIYAMETİN

Ama son 9 kişi inadını sürdürdü. Mayıs ayı geldi çattı. Kıyamet hala kopmamıştı. Üstelik içerde ölen iki kişinin cesedi de çok fena kopmaktaydı. Nihayet onlar da vazgeçti ve en sonunda mağarayı terk etti. Bu sabah kalan 9 kişi de mağaradan çıktı. Böylece "kıyamet tarikatı" efsanesi sona erdi.

 

 

ALINTI..

 

The Hunger Site

 

 

 

<****** type=text/**********>changeTarget(document.getElementById("news_content"))
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/5/2008 - RUH VE BEDEN...

 

 

user posted image

Bilimadamları, genellikle ölümden dönenlerin anlattığı "bedenden ayrılışın" sırrını çözdüğünü düşünüyor. İsviçreli uzmanlara göre, "bedenden ayrılma" duygusu, aslında beyinde yeri bilinen karmaşık bir koordinasyon sürecindeki bozukluktan ileri geliyor.

Olaf Blanke ve Margitta Seeck adlı nöroloji uzmanları, sara hastalığıyla ilgili çalışmaları sırasında, beyin korteksinin sara nöbetlerine yol açan kısımlarını yok etmek amacıyla beynin bazı bölgelerini elektrikle uyardı.

Cenevre üniversitesi tıp fakültesiyle Lozan politeknik okulunda görev yapan iki uzman, "pariyetal-temporal" bağlantısını elektrikle uyardıklarında beden hissinin bozulduğunu farketti.Bugün yazılı açıklama yapan iki araştırmacı, "o an, beynin bedenin görüntüsünü ürettiğini, ancak bu görüntünün yerinin değiştiğini" belirtti.
Uzmanlara göre, görüntü bedenin altında, karşısında ya da arkasında olabiliyor. Görüntü bedenin altında veya karşısında hissediliyorsa, hasta kendi görüntüsünü hala tanıyabiliyor. Görüntü, bedenin arkasında ise hasta "tehditkar ve karanlık başka bir varlık" hissediyor.

 

The Hunger Site

 

 

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/5/2008 - 666 dan neden korkulur?

 

 

İlk kez İncil Esinleme 13:18'de sözü geçmiş olan 666 rakamı ilginçtirki sadece son 30 yıldır popüler hayal gücünde yerini almakta. Iron Maiden ve The Omen filmi sayesinde bu rakam artık heavy metalde bir referans noktası, sayısız email adresi ve nicke ilham kaynağı, pek çok komplo teorisinin çıkış noktası ve kötülüğün uluslararası sembolü haline gelmiş bulunmakta.

Pek çok metalcinin de iyi bildiği ve çok ünlü bir metal albümünün açılış sözleri olan incilin 13'üncü kısmından alındığı söylenen sözlerin
aslında incilin 12. kısmından da alınmış bazı sözlerle harmanlanıp, bazı kısımlarınında çıkarıldığını ve değiştirildiğini biliyor muydunuz?
Ama, kelimesi kelimesine olması bizim için önemli miki? Tabi cevabınız eğer dindar bir hristiyansanız ve incilin her kelimesinin "yukarıdan" geldiğine inanıyorsanız evet olacaktır. Çünkü hatırlayalım ki onlar nesiller boyunca incil tercümelerindeki en ufak farklılıklar için bile birbirlerini katletmişlerdi.

Yukarıda sözü geçen albüm her metal fanının tahmin edebileceği gibi Iron Maiden'ın The Number Of The Beast albümü. 1982 de çıkan albüm grubun vokalisti Bruce Dickinson'ın da ilk albümü olmakla birlikte grup elemanlarını İngiliz heavy metalinin en umut verici gençleri olmaktan çıkarıp, uluslararası
rock aristokrasisinin birer üyesi haline getirmişti. Albüm ilk çıktığında grup reklam amacıyla kayıt yaparlarken ortadan "esrarengiz" bir biçimde kaybolan müzik aletlerinden de bahsetmeyi unutmamıştı ve buna 666 rakamını kullanmaları sebebiyle kötü güçlerin sebep olduğunu iddia etmişlerdi.Hatta prodüktörleri Martin Birch ileri gidip albüm kayıtları esnasında geçirdiği bir trafik kazasının tamir ücretinin tam 666 pounda geldiğini bile iddia etmişti. Grup basçısı Steve Harris ise prodüktöre inanıp inanmadığından çok emin olmamakla birlikte açıklaması güç fenomenlerin varlığına inandığını
söylemişti. Grup ABD'ye ayak bastığında ise dindar hristiyanlarında aynı fikirlere sahip olduklarını keşfedecekti.

Amerikadan söz açılmışken, Jeff Godwin adındaki amerikalı antirock evangelistlerin başında gelen kişi, The Devil's Disciples adındaki kitabıyla amerikadaki müziğe saldıran hristiyan sağcıların en iyi örneklerinden olmuştur. Kitabın sözde amacı Iron Maiden'ın The Number Of The Beast şarkısından yola çıkarak "rock hakkındaki gerçekleri" açıklamak olarak lanse edilmektedir. Hatta Jeff amcamız sözü geçen albüm kapağını bu kitapta tüm detaylarıyla anlatıp okuyucularına sorar : 'Iron Maiden'ın ne yapmaya çalıştığı ortada değil mi? Onlar şeytanı, şeytanda Onları kullanmakta. Gerçek bir inanan için mesaj açıktır: kendimiz ve çocuklarımız için bazı kararlar vermemizin zamanı gelmiştir. Tanrının yolunda mı olacaksınız yoksa şeytanın mı!' Steve Harris bu amerikalı
kilise müdavimlerinin kendilerine olan düşmanlığına 'Bu anti şeytan bir şarkıdır' diye cevap vermekte bulmuştur çareyi.

Harris'e göre şarkı bir kabustan ilham alınarak yapılmıştı. Bize göre de o kabusun ilham kaynağı 1976 yapımı The Omen olmalı.(Ve hatta Harris'inde ilham olduğunu
itiraf ettiği Damien : Omen II) The Omen, hristiyan komplo teorisinin eğlence olarak pazarlanması ve dini paranoyaların patlamış mısırla ikram edilmesiydi.
Film daha çıkmadan doğru pazarlama teknikleriyle uğursuz 666 rakamının ünü yayılmıştı bile.
user posted imageBüyük satanist insan Anton LaVey filmle ilgili şunları söylemişti : "The Omen filmi anti christ fikrini yani doğuştan satanistliği göstermiştir" Bazı insanlar işi
isimlerini Damien'la değiştirmeye kadar götürmüşlerdir. Michael Aquino da filmden sonra kafasına 666 dövmesi yaptırmıştır." (Aquino bir askeri istihbarat uzmanı olup
70'lerde LaVey'e rakip olmadan önce onun sağ koluydu)

80'lere gelindiğinde artık 666 rakamının kötülüğü, bilinçaltlarında popüler bir kavram halini almıştı. Bunun en güzel örneği Procter&Gamble şirketinin
başına gelen şehir efsanesi vakasıydı. Şirketin logosunda çevresinde 13 adet yıldız olan sakallı bir adam ayın üzerinde duruyordu. Yıldızlar 13 amerikan eyaletini temsil
ediyorken birileri iyice bakıldığında adamın sakalında 666 rakamının görülebileceğini iddia etmeye başladı. Çok geçmeden şirkete endişeli müşterilerden ayda 15 bin civarı telefon
geldi. Sonunda 1984'te şirket 100 yıldan fazla zamandır kullandığı logodan vazgeçmek zorunda kaldı.

1999'da ise İntel, P666 işlemcisini üretmiş ve son anda ürünün adını P667 ile değiştirme kararı almıştı. 2003te de Amerikadaki 666 otoyolunun adı 491 otoyoluna değiştirildi.

666'nın satanist bir numara olduğu iddiası artık sayısız rock şarkısında ve filmlerde yer almakta. Ama bu numaranın gerçek anlamı ne? Esinlenme incilin dünyanın sonunun
anlatıldığı son bölümü. Bir bakıma incilin Whore of Babylon ve Four Horsemen of the Apocalypse gibi karakterlerin bulunduğu en eğlenceli kısmı aslında. Bu renkli satanist kararkterlerle Esinlenme kendisinin esas beast 666 olduğunu iddia eden okültist Aleister Crowley'den tutunda Marylin Manson ve Manowar gibi metal gruplarına kadar pek çok grubun ve insanın favorisi olmuştur.

Fakat bu tablo geçtiğimiz aylarda medyada çıkan ve 666'nın aslında 616 olduğu yolundaki hikayelerle daha da karıştı. McGill üniversitesinde erken hristiyanlın tarihçisi olan Ellen Aitken buna inananlardan biri olmakla birlikte Iron Maiden'in yada The Omen senaristlerinin şimdiden sonra 616yı kullanmaya başlayacaklarını da sanmamakta. Aitken'e göre ortada rakamlarla ilgili bir karışıklık söz konusu ve 666 aslında Roma İmparatoru Nero'ya ithaf edilmiş. Nero'nun yaptıkları göze alındığında
bu mantıklı bir açıklama gibi geliyor aslında. Esinlenmenin hristiyan yazarları Nero'un adını 666 olarak kodlayıp diğer hristiyanlar gibi çarmıha gerilmekten kurtulmuş olabilirler.
Nero ms. 64'te Romayı yerle bir eden yangın için hristiyanları, hristiyanlarda Nero'yu suçlayadursun, tarihi bilgiler gösteriyorki yangun çıktığında Nero kilometrelerce uzakta bir yerde tatildeymiş ve sağ kalanlara yardım etmek için hemen geri dönmüş hatta evini evsizlere açmış.
Ölümünden 1500 yıl sonra ise yangın sırasında çalıp oynadığı yolunda uydurmalar çıkmıştır.

Hristiyanlar Roman yangının suçluları olarak gördüğü, ilk hristiyanları çarmıha geren ve aslanlara yem eden Nero'dan ölümünden sonra bile dirileceğini
düşünüp korkmuşlardır. Esinlenme kitabına göre ise bu bir millenyum önce zaten olmalıydı.. Belki de insanların daha doğrusu hristiyan dünyasının 666'dan korkma nedeni budur.
..

 

alıntıdır

 

The Hunger Site

 

 

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/5/2008 - SOBELENDİM, EBELENDİM!! VAH BAŞIMA GELENLER!!!

Kategori: Benim Yazilarim

Sevgili  ahmetde arkadaşım,beni sobelemiş!! Sobenin konusu “ Ben kimim?”... alfabemizin 29 harfini sıra sıra gezip, bana ne çağrıştırdığını yazacağım :) 

 

A : Annem geldi aklıma hemen.. üstelik bende 2 çocuklu bir anneyim...

B : Burak, oğlum... zeki va haylaz, yakışıklı sıpam...

 

C : Cuma, bugün ...carmencafe.. blogum...

Ç : Çimenler yemyeşil , ne güzel yaa... diye aklımdan geçiyordu tam      pencereden dışarı bakarken...

D : Deniz, dünyalar tatlısı kızım.. pamuk şekerim...

 

E : Evim... huzur bulduğum yer...

F :  Farkındalık... farklılığının farkında olmak bazen niye insanın canını acıtır ki...

G : Gülümsemek... her zaman...

Ğ : Tek başınayken yalnızlık çekiyor, ama arkadaşları onu sımsıcak kucaklıyor... 

H : Hayat... belirli bir amaçla geldiğimize inanıyorum hayata... hatırlanmak ve hatırlamak bi de, ne kadar önemli değil mi...

I : Işık... karanlık olmasın hiç dünyamız...

İ : İşim... geçim kaynağım... allah kimseyi işsiz bırakmasın...

J : Jale adında bi komşu ablamız vardı.. şimdi istanbul'da .. merak ederim ne yapar eder?.. epeydir görüşemedik ...japonya bir de kültürüyle çok ilgimi çeker.. bir gün görmek kısmet olur belki...

K:Kahve... yemeklerden sonra , ya da samimi bir arkadaşla sohbet sırasında tadı daha bir güzel gelen... 

L : Leman...okumaktan bıkmadığım mizah dergisi.

M : Mizah... zeka işi olarak değerlendirdiğim... 

N : Nihal... yediğim içtiğim ayrı gitmeyen, en iyi arkadaşımdı.. ne yazık ki çok erken yaşta kansere yenik düştü.. allah mekanını cennet eylesin...

O : Okumak... hep bir şeyler okurum... kitap, gazete, dergi, vs vs... bir aralar işi o kadar abartmıştım ki biritannicaları fasikülken alıp ciltletmeyi bekleyemeden  okuyordum...  neysee.. geçtii...:)

Ö : Öğrenmek... yaşı yok ki... her geçen gün bir şeyler öğreniyoruz...

P : Paylaşmak... çocuklarımıza küçüklükten itibaren öğretmeye çalıştığımız olgu... para; olmadan yaşanmıyor ne yazık ki günümüzde...

R : adımın baş harfi.... Rüya... bazı rüyalarım çıkıyor... yakında erecem diye korkmaya başladım...

S . Sevgi ,sadakat, samimiyet, sağlık...   

Ş :  Şarkı; kulağıma hoş gelen şeylerin hepsini dinlerim... şiir; çok severek okuduklarım var.. her ne kadar fazla romantik biri olmasamda... şenşakrak insanlara da bayılırım...

T : Türklük...  gurur kaynağımız, kökenimiz.   Türkçemiz, zengin dilimiz...

U : Uyku... pazar sabahları erkenden bişey dürtmüş gibi uyanmak ne sinir bozucu di mi? oysa hafta içi canımız kalkmak istemez sabah işe gitmek için...

Ü : Ümit... her insanın hayalleri vardır.. ümitsiz yaşanır mı? üniversite... çocuklarımın mutlaka gitmesini istediğim yer.

Y : Yalan... beyaz yada siyah.. mutlaka söylüyoruz... 

Z . Zaman.. herşeyin ilacı...

 

  

benden bu kadar arkadaşlar... şimdi benim de birilerini sobelemem gerekiyor sanırım.. böyle bir kısır döngü var bu blog aleminde.. 

işte benim de sobelediğim arkadaşlar...

                       http://endless88.blogcu.com

                       http://caferose.blogcu.com

                       http://tropicalmalibu.blogcu.com

                       http://yoncik.blogcu.com/

 

fazla mı oldu ki?... arkadaşlar sizleri bir güzel sobeledim.. allah kolaylık versin...  'bana ne yaaa, zor geliyo şimdi yazmak' derseniz de valla küsmeyecem... sevgiler...

 

The Hunger Site

 

 

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

15/5/2008 - makyaj ipuçları

Kategori: Kadin

In the Fashion-shop XXIII...

 

Hazırlanmanız saatlerce sürüyorsa size vereceğimiz ipuçlarıyla mucizenin gerçekleştiğini göreceksiniz. İşte evden on dakika içinde çıkmanızı sağlayacak makyaj ipuçları...

YÜZ / 5 dakika

Cildinizin renk tonunu sabitlemek için kremle pudra arası kompakt bir fondöten sürün. Sorun yaratan noktaları ya da kızarıklıkları kapatmak için, hafifçe ikinci bir tabaka çekin.

Göz altındaki halkalara kapatıcı uygulayın. Ardından parmak uçlarınızla hafifçe yayın.

Cildinizin sağlıkla parlaması için elmacık kemiklerinizin üzerine krem ya da jel şeklindeki allıktan bir parça sürerek parmak uçlarınızla, dairesel hareketlerle yayın.

GÖZLER / 3 dakika

Farınızı kirpiklerin dibinden göz kapağı çizgisinin hemen yukarısına kadar fırçayla sürün. Doğal bir ton ya da açık bronz rengi bir parıltı seçin.

Kirpiklerinize bir tabaka lacivert maskara sürün. Mavi renk göz aklarınızı ortaya çıkarır.


DUDAKLAR / 2 dakika

Dudaklarınızı pürüzsüz bir biçimde renklendirin. Doğal renginizden iki ton daha koyu olan bir renk seçin. Dudak kalemi çekmeyin.

Dudaklarınızı çok parıltılı olmadan, nemli tutmak için, alt dudağınızın ortasına bir miktar şeffaf dudak parlatıcısı sürün. Dudaklarınız böylece daha da dolgun görünür.

 

alıntıdır

 

The Hunger Site

 

 

 

 

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/5/2008 - VUCUDA GÖRE GİYİNMEYİ BİLMEK

Kategori: Moda

Before the StormFrancesca #1*** (*4347)***

 

Güzel görünmeniz için illa kusursuz bir vücuda sahip olmanız gerekmiyor. Kendi vücut çizgilerinize uygun olarak seçeceğiniz giysiler ister zayıf, ister kilolu olun; şık ve güzel görünebilirsiniz.

Vücudunuz mükemmel olmayabilir ama bu kötü görünmeniz gerektiği anlamına gelmez. Vücut kusurlarınızı örtecek doğru bir giyim tarzı sayesinde, iyi görünmekle ilgili tüm sıkıntılarınızı ortadan kaldırabilirsiniz. Tüm gardrobunuzu da yenilemeniz gerekmiyor. Ufak rötuşlarla çok daha iyi görünmeyi başarmak elinizde.
Nathalia on the go!Triumph Inspiration Awards Fashion ShowTriumph Inspiration Awards Fashion Show
İç çamaşırı
Sütyenler
Her zaman göğüslerinizi tam toparlayan bir sütyen giyin. İyi bir sütyen göğüslerinizi kaldırır, belinizi ortaya çıkarır.
İnce askılı üstler giyiyorsanız, sütyen askılarınızın görünmesinde bir sakınca yoktur. Tabii sütyeninizin güzel olması kaydıyla.
Göğsü çok küçük olan, fakat sütyen giymediklerinde de göğüs uçları çok belli olan kadınlar, göğüs uçlarını bir plasterle örtebilir, ya da onlara fondöten sürebilirler.
Eğer göğüsleriniz küçükse elyaflı sütyen giyebilir, ya da silikon pedlerden kullanabilirsiniz.
Sütyen ve külotlarınızın giydiğiniz giysilerle aynı renkte ya da onlardan daha açık renkte olmasına dikkat edin.
Külotlar

Beyaz ya da iç gösteren giysilerle ten rengi iç çamaşırı kullanın.
Eğer eteğiniz iç gösteriyor ama vücudunuzu sıkıca sarmıyorsa, o zaman string yerine, kalçanızı tam saracak büyükçe, ten rengi bir külodu tercih edin.
Poponuzda selülit çoksa, ince kumaştan giysiler giydiğinizde kesinlikle string giymeyin.
... ...The things you cannot see
Mücevher ve aksesuar

Eğer göğsünüz büyükse ve göğsünüzün V yakalı bir bluzle çok fazla ortaya çıktığını düşünüyorsanız, büyük bir kolyeyle teninizin göründüğü bölgeyi kapatabilirsiniz.
Balıkçı ya da yarı balıkçı yaka bir kazağın üzerine asla kolye ya da fular takmayın.
Eğer göğüsleriniz büyükse, göğüs aranıza düşecek uzun kolyeler takmayın.
Yüzünüz kiloluysa, ya da gıdınız varsa, daha uzun küpeleri tercih edin.
Boynunuz kısaysa, kalın ve tasmayı andıran kolyelerden uzak durun.

her shoeskristinaHigh Hill


Ayakkabılar

Ayak bilekleriniz kalınsa, bilekten bantlı, topuklu ayakkabılar giymeyin.
Pantalonlarınızın paçaları topuğun dibine dek düşsün.
Ayakkabılarınız açık ve son derece zarif olmadıkça açık renk giysilerle siyah ayakkabı giymeyin.
Parlak renkli giysilerle siyah ayakkabı giymeyin, çünkü bu, renkleri ucuz gösterir. Siyah ayakkabılar en çok koyu renklerle iyi gider.
Ayak bilekleriniz kalınsa, düz, babet ayakkabılardan ve bilekten bağlı ayakkabılardan kaçının.
Bacaklarınız çok inceyse, ince ve sallanan topuklu ayakkabılar giymeyin. Çünkü bunlar, bacaklarınız kadar ince olmayan vücudunuzun altında ezilecek gibi durur.
Vücudunuz armut şeklindeyse, aşırı zarif ve çok yüksek olmayan ince topuklardan kaçının.

Önemli esaslar

Neon ve floresan renkler, sadece buğday tenliler tarafından giyilmelidir.
Ya göğüslerinizi, ya da poponuzu ortaya koyacak bir giysi giyin, asla ikisini birlikte değil.
Parlak renk ve kumaşları, sadece dikkat çekmeye dayanabileceğinizden emin olduğunuzda giyin.
Çok dar yerine, daha bolca pantalonları tercih edin. Çünkü dikiş yerleri gerilen pantalonlar sizi şişman gösterir

 

 

 

ALINTIDIR

 

The Hunger Site

 

 

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/5/2008 - YAZA İNCECİK GİRELİM... DİYET ÖNERİLERİ...

Kategori: Kadin

 

 

Kilo vermeye başlamak için ihtiyacınız olan tek şey 1 dakika! İşte aldığınız kalorileri azaltmak ve daha çok yağ yakabilmek için tam 25 tane öneri. Üstelik de uygulanmaları çok kolay. Yapmanız gerekense, bu önerileri günlük hayata geçirmek. Eğer halihazırda diyet yapıyorsanız, bunları uygulayarak kilo vermenizi hızlandırabilirsiniz.

1-KARIŞTIRIN.

Sevdiğiniz meyve suyunu maden suyuyla karıştırın. Bunu yaparken, normalde içtiğiniz meyve suyunun yarısını kullanacağınız için, aldığınız kaloriyi önemli miktarda azaltmış olursunuz. Hele de meyva sularının bolca tüketildiği şu sıcak yaz günlerinde.

2-TELSİZ TELEFON KULLANIN.

En yakın arkadaşınıza günün sıcak dedikodularını verirken, aynı zamanda da kalori yakmaya ne dersiniz? Çamaşırları yıkayın (68 kalori), masayı hazırlayın (85 kalori), ya da çiçekleri sulayın (102 kalori). (Bu değerler, 68 kiloluk bir kişi ve yarım saat üzerinden geçerlidir.)

3-CİKLET ÇİĞNEYİN.

Yakın zamanda yapılan bazı araştırmalara göre, tüm gün şekersiz (tatlandırıcılı/damla sakızlı) çiklet çiğnemek metabolizma hızınızı yüzde 20 oranında artırıyormuş. Biz araştırmacıların yalancısıyız!

4-ABUR CUBURLARIN KARŞILIĞINI NAKİT ÖDEYİN.

Ne zaman biri size abur cubur, ya da yememeniz gereken bir şey önerdiğinde kabul ederseniz, kenara bir 500 yüz bin lira koyup, bunu çocuğunuza, kardeşinize, ya da dilencilere verin. Paracıklar cebinizden eksilmeye başladığında, hayır demeyi de öğreneceksiniz.

5. AMBALAJA DİKKAT EDİN.

Ambalaj üzerlerini iyice okuyun. Çünkü kalori değerleri denellikle 100 gram üzerinden bildirilir. Oysa yediğiniz şey, 100 gramdan fazlaysa çok daha fazla kalori alıyorsunuz demektir.

6-YÜRÜYÜŞE ÇIKMADAN ÖNCE YEŞİL ÇAY İÇİN sorcerer.gif

Kafein yağ asitlerinin açığa çıkmasını sağlar. Böylece daha kolay yağ yakarsınız. Ayrıca yeşil çayda bulunan polifenoller (antioksidan bileşikler), kafeinle birleşerek yakılan kalori miktarını artırırlar. Ancak eğer yüksek tansiyonunuz varsa, bu öneriyi dikkate almayınız.


7-YEMEĞİNİZİ EWDEN GETİRİN.

Dışarda yemek genellikle daha çok kalori almanıza neden olur. Dışarıda bulmanın zor olduğu şeyleri evde hazırlayıp yanınızda getirebilirsiniz.

8-İLLA SALATA SOSU İSTİYORSANIZ...

O zaman bu tarife göre kendi salata sosunuzu yapın. Çünkü bu sosta bulunan yağ miktarı 1.5 gr ve içerdiği kalori de sadece 20'dir:

1 çaykaşığı balsamik sirke
çeyrek çaykaşığı zeytinyağı
3/4 çaykaşığı dijon hardalı
çeyrek çaykaşığı yabanturbu

9-KAN TESTİ YAPTIRIN.

Yaklaşık 12 kadından birinin tiroid bezleri yeterince iyi çalışmıyor ve bu da metabolizmayı yavaşlatan etkenlerden.

10-SUYU TERCİH EDİN

Meşrubat tercihinizi sudan yana kullanın. Yanınızda şişe bulundurmak faydalı olabilir.

11-TAD ALMA DUYUNUZU YANILTIN.

Öksürük için olan mentollü drajelerden bir taneyi ağzınızda eritmek, canınız bir şey çektiğinde, bu duyguyu köreltebilir.

12-BAHARATLARI KULLANIN.

Örneğin yediklerinize acı eklemek, daha uzun bir zamanda acıkmanıza yardımcı olabilir.

13-İÇTİNİZ Mİ BEYAZ İÇİN.

Su gibi, az yağlı sütün de doyurucu etkisi vardır. Üstelik kalsiyum açısından da zengindir ve tok tutar.

14. SALATA MALZEMELERİNİ DOĞRAMAYIN,DİLİMLEYİN.

Salatanız, sadece yeşilliklerden oluşmak zorunda değil. Havuç, kereviz, kabak ve diğer sebzeler de kullanılabilir. Ama bunları ince ince doğramak yerine, büyük parçalar halinde kesin. Hem yemesi daha uzun sürer, hem de daha çok çiğnersiniz. Bu da daha çabuk doymanızı ve ana yemekten daha az yemenizi sağlar.

15-BİR DOSTUNUZU ARAYIN.

Yalnız hissediyorsanız, kendinize yemeye vurmak yerine telefonu elinize alayı tercih edin.

16-YEDİKLERİNİZİ YAZIN.

Bu, neyi ne kadar yediğinizi bildiğiniz için, kendinizi kontrol etmenize yardımcı olur.

17-UZAKTAN KUMANDAYI EMEKLİYE AYIRIN smile.gif

Uzaktan kumanda gibi aletler işinizi kolaylaştırmakla beraber, sizleri hareketsizleştirir.

18-SPREY YAĞLARI TERCİH EDİN.

Böylece normalde kullandığınızdan çok daha az yağ kullandığınızı fark edeceksiniz.

19-ALIRLEN KÜÇÜĞÜNÜ TERCİH EDİN.

Örneğin çikolata mı satın aldınız, bir bar yerine, bir paket almak demek, yüzde 44 daha fazla yemeniz demek. Riske girmeye gerek yok, küçüğünü alın, kaloriyi azaltın.

20-YEMEĞİ PİŞİRMEDEN ÖNCE ÖLÇÜN.

Makarna, pilav gibi besinleri yerken, miktarı kaçırıp daha çok yiyebilirsiniz. Oysa baştan yemeniz gereken kadarını ölçüp pişirirseniz, bu sorun ortadan kalkmış olur. Şöyle söyleyelim, 4 kaşık makarna ya da pilav, 1 dilim ekmeğe eşittir.

21-AYNASIZ YEMEK OLMAZ.
Yemek yerken kendinize aynada bakmak, yüzde 22-32 daha az yemenizi sağlar.

22-KUTUYU AÇMADAN ÖNCE BEKLEYİN.
Dondurma kutusunu açmadan önce, 10 mekikle, 10 şınav çekin. Bu hem atıştırma arzunuzu öldürebilir, hem de vücudunuzla sizi tekrar iletişime sokarak, amaçlarınızı size hatırlatabilir.

23-ÇORBANIZ KOYUSUNDAN OLSUN.
İçinde büyük sebze parçaları olan çorba içen kişilere bakılacak olursa, hem daha çabuk doyuluyormuş, hem de yüzde 20 daha az yeniliyormuş.

24- BALIK YEMEĞİ İHMAL ETMEYİN.
Balık, son derece sağlıklı bir yağ tipi olan omega-3 yağ asitlerini içerir. Omega-3 açısından zengin balıklar, tonbalığı, uskumru, somon ve morina balığıdır. Diyet yapan kişilere bakılacak olursa, her gün balık tüketenler, diyetlerinde balık olmayanlara oranla yüzde 20 daha fazla kilo kaybetmişler.

25- BİRAZDA İLHAMA İHTİYACINIZ VAR.
Bazen ihtiyacınız olan motivasyonu gene ancak kendiniz sağlayabilirsiniz. Bu nedenle hazırlıklı olun ve buzdolabı, mutfak kapısı, bisküvilerin durduğu dolap, ya da bilgisayar gibi yerlere sizi motive edecek yazılar yapıştırın. Örneğin: "Bir gofrete yenilmeyeceksin değil mi? Ne de olsa uzun bir yol katettin ve çok başarılı oldun.

 

ALINTIDIR

 

The Hunger Site

 

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/5/2008 - KARADUT UN HİKAYESİ.... TİSPE VE PİREMUS....

Kategori: Hikayeler

 

 

apollon ve defneİlginç bir aşk hikayesi kızın adı Tispe delikanlınınki ise Piremus idi. Bunlar yanyana evlerde otururlardı.
Birlikte büyüdüler ve çocukluklarindan beri birbirlerine karşı aşk beslerlerdi.
Fakat aileleri görüşmelerini istemezler birbirlerine uygun olmadıklarını düşünürlerdi.
Oysa onlar birbirlerini ölesiye seviyorlardi. İki evin arasinda gizli bir çatlak vardı aileleri bunu bilmezler onlarda geceleri burda buluşur o aradan
birbirlerine seslerini duyurur aşklarını dile getirirlerdi.
Bir gece ormandaki agacın altında buluşmaya karar verdiler.Tispe ağaca Piremus dan önce varmıştı.
Gittiğinde avını yeni yemiş, agzından kanlar akan kocaman bir aslanla karşı karşıya geldi.
Korkarak bi mağaraya doğru koşmaya başladı. Farkında olmadan yolda boynundaki eşarpını düşürmüştü.O sırada Piremus geldi.
Gördükleri karşısında donup kalmıştı. Kocaman aslan ağzında kanlarla birlikte biricik sevgilisi Tispe nin eşarpını parçalıyordu..
O an aklina gelen ilk ve tek sey aslanı Tispe yi öldürerek yediğiydi.
Tispesiz yaşayamazdı. Aklından geçen sadece aşkı ugruna canına kıymaktı.Belinden hançerini çıkardı ve göğsüne sapladı.Kanlar içinde cansız bedeni yere düştü.
Tispe ise korkusunu bi kenara atıp bir an önce aşkını görmek için mağaradan çıkmaya karar vermişti.
Ağacın altına geldiğinde o korkunç sahneyle yüzleşti.
Piremus un cansız vücudu yerdeydi ve elinde Tispenin düşürdüğü eşarpını tutuyordu.
İlk önce genç kız olanlar karşısında ağlamaktan hiçbir şeyi anlayamamıştı. Ama eşarpı ve uzaklaşan aslanı görünce anladı. Bir an mağarada düşündüğü o korkunç şey başına gelmişti.
Ve onun öldüğünü düşünen Piremus aşkı uğruna canına kıymıştı. Tispe bir an bile düşünmeden hançeri aldı ve goğsüne götürdü...
Onlarin aşkı ölesiye bir aşktı ve ölüm bile onları ayıramazdı. Eğer Piremus aşkı uğruna ölümü göze aldıysa o da hiç çekinmeden canına kıyabilirdi ve hançeri sapladı.
Birden vucudu Piremusun bedeninin ustune yığıldı.
O anda tanrılar bu yüce aşkı ölümsüzleştirmek istediler ve bu çiftin üstünde duran ağacı onların aşkına adadılar.
Piremusun kanını bu ağacın meyvelerine,
Tispenin gözyaşlarını ise ağacın yapraklarına verdiler.
O günden beri KARADUT ağacının meyvesinin çıkmayan lekesini(Piremusun kan lekesini), dut ağacının yaprakları,(Tispenin gözyaşları) temizler..
Bilirmisiniz; dut ağacının meyvesinin lekesi çıkmaz ama elinize ağacın yaprağını alır ovuşturursanız lekenin gittiğini göreceksiniz !

Örtüşen, birbirini temizleyen, arındıran büyük aşklar yaşamanız dileğiyle

 

alıntıdır

 

The Hunger Site

 

 

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/5/2008 - KUTSAL PATATES!!!

 

 

Türk evinde ‘kutsal patates mucizesi’
Almanya başkenti Berlin’de yaşayan Türk vatandaşı Birgül Balta kızartma yapmak için bir patatesi ortadan ikiye kesti ve....


Patatesin tam ortasında Hristiyan dünyasının sembolü olan haçı görünce ise gözlerine inanamadı. Balta, haçlı patatesi komşularına söyledi. Haber dilden dile tüm şehre yayıldı. Türk kadının evi bir anda Katoliklerin akınına uğradı. Yerel basın olayı “Berlin’de mucize” başlığıyla duyururken, türbeye dönen eve gelenlerin dua edip ağladığını hatta “kutsal patates”in suyunu bile içtiklerini yazdı. Şehirdeki herkesin kutsal patatesi görmek için evlerine geldiğini ifade eden Balta, “Ben Müslüman’ım. Ama Tanrı’nın mucizelerine inanıyorum. Bu kesinlikle bir mucize” diye konuştu. Berlin Botanik Bahçesi biyoloğu Gesche Hohlstein, patatesteki mantar bakterisinin böyle bir şekil oluşmasına sebep olduğunu belirtirken, Berlin Katolik kilisesi, olayın mucize olarak değerlendirebileceğini açıkladı. Rahip Markus Thrau, Katolik inancının mucizelere açık olduğunu dile getirerek, “Kutsal semboller insanların karşısına hediye olarak çıkarlar” dedi. Birgül Balta’nın İngiliz eşi Robert White ise patatesi eBay sitesinde açık artırmada satabileceklerini söyledi.

 

 

 

 

 

The Hunger Site

 

 

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/5/2008 - ilaçlı gazoz u nasıl içti?

'Hüseyin Üzmez beni yanlış anlamış'
Nuri Alço, 14 yaşındaki kıza tecavüz suçlamasıyla cezaevinde tutulan Üzmez’in ilaçlı gazozla bilincini yitirdiği iddiasına sert yanıt verdi

Sinema oyuncusu Nuri Alço, 14 yaşındaki kıza tecavüz suçlamasıyla cezaevinde tutulan yazar Hüseyin Üzmez’in ilaçlı gazozla bilincini yitirdiği iddiasına sert yanıt verdi. Rol aldığı filmlerde genç kızları ilaçlı gazozla kötü emellerine alet eden Alço, “Biz o filmleri gençlere kötü örnekleri göstermek için çektik. Benim filmlerimi kendisine kötü örnek almış. İlaçlı gazoz türünden savunma yapması acizliktir; bu basınla ve yargıyla alay etmektir” dedi.

Akşam Gazetesi'nden Erdinç Akkoyunlu'nun haberine göre Bilkent Üniversitesi’nde konferans veren Alço, Üzmez’e ateş püskürerek “Kendini savunurken benim filmlerime gönderme yapmış. Biz o filmleri gençleri uyuşturucunun kötülüklerine karşı uyarmak için yaptık. Üzmez ise yanlış anlamış. Haberi okuduğum zaman kendisini bu şekilde savunmasına kızdım. Ben eczacılık okudum ve uzun süre de eczacılık yaptım.

 

www.gazatevatan.com.tr

 

The Hunger Site

 

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

kafama göre takılıyorum:) her telden çalarım ben!! bakarsınız bir köşede mizah yazıları, öteki köşede yemek tarifleri, yalnız kalmış bir aşk şiiri ise ''hani bana köşe, hani bana köşe'' diye ağlıyor!! zamanla dostlar herşey... birazcık zaman istediğim şey... ::TC Kimlik No
::Vergi Kimlik No
::SSK Hizmet Dökümü
::İnternet Vergi Dairesi
::Motorlu Taşıtlar Vergisi
::Telefon Rehberi
::ÖSYM Sınav Sonuçları
::KPSS Sonuçları
::KPDS Sonuçları
::Diğer Sınav Sonuçları
::ÖSYM Sınav Takvimi
::Milli Eğitim Bakanlığı
::Üniversiteler
::Sağlık Bakanlığı
::Emekli Sandığı
::Ssk
::Adalet Bakanlığı
::Emniyet Genel Müdürlüğü
::Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
::Bakanlıklar
::Valilikler
::Belediyeler
::Kaymakamlıklar
::Silahlı Kuvvetler
::Sivil Toplum
::Elçilik - Konsolosluklar
::Avrupa Birliği
::K.K.T.C.
::Turizm
::Son Depremler

Kategoriler

  • Benim Yazilarim
  • Bilgisayar ve Teknoloji
  • Esrarengiz Konular
  • Hikayeler
  • Ilginc Haberler Dunyadan
  • Ilginc Haberler Yurttan
  • Kadin
  • Karikaturler
  • Mizah
  • Moda
  • Muzik - Video
  • Resimler
  • Saglik
  • Siirler ve Yazilar
  • Yemek Tarifleri


  • Bu site Canlı TV tarafından desteklenmektedir.


    Oyunlar

    Günlük Burç

    Google
    Technorati Profile Add to Technorati Favorites Google Pagerank Checker Webmasterim.Com hosting
    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu